Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/835 E. 2024/1211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/835
- Karar No
- 2024/1211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1392 E., 2024/185 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/82 E., 2019/459 K. 1-İlk derece mahkemesince, iflas davasında, davacıya harç ve gider avansını yatırması için 1 aylık kesin süre verilerek sonuçlarının anlatıldığı, davacının verilen kesin sürede yaklaşık 2 ay sonra harç ve gider avansını yatırdığı gerekçesiyle HMK 114/g ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından, İcra ve İflas Kanunu'nun 164 ncü maddesinde iflas davalarında istinaf ve temyiz süresinin tebliğden itibaren on gün olduğu tereddüte yer bırakmayacak şekilde gösterildiği, yasada açıkça gösterilen süre karşısında hakimin süreyi hatalı belirtmesinin tarafa hak kazandırmayacağı, gerekçeli kararın davalı vekiline 11.10.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilince yasal on günlük sürenin dolmasından sonra 22.10.2022 tarihinde istinaf dilekçesi sunulduğundan davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. 3-İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 03.05.2023 tarih ve 2023/222 esas, 2023/1597 karar sayılı ilamıyla, 14.09.2023 tarihli ve 32309 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.04.2023 Tarihli ve 2021/5 Esas, 2023/2 Karar sayılı kararı gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olduğu kabul edilerek, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin davalı vekilinin istinaf isteminin süre yönünden reddine ilişkin kararının bozulmasına, davalı vekilinin istinaf sebepleri yönünden inceleme yapılmak üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4- Bölge Adliye Mahkemesince bozmadan sonra yapılan incelemede; dosyanın istinaf incelemesi için gönderilmesinden önce davacı vekilince katılma yoluyla istinaf dilekçesi sunulduğu, dosyada davacı vekilince harç ve masrafların tamamlandığına ilişkin sayman mutemet alındısı veya tahsilat makbuzunun bulunmadığı, İlk derece Mahkemesince HMK'nın 344/1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmediği gibi, UYAP kayıtlarında bulunan yukarıda özetlenen evrakın Daireye gönderilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf talebi doğrultusunda HMK 344 maddesi gereğince karar verilmek üzere dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk derece mahkemesince, 20.10.2023 tarihli ek kararla davacı vekilince istinaf harcı ile gider avansının tamamlanmaması nedeniyle katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulmamış sayılmasına, 26.10.2023 tarihli ek kararıyla da davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebi için yeniden süre verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin yeniden süre isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 26.10.2023 tarihli ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. 5-İstinaf Mahkemesince bozma ilamına uyalarak, İlk derece Mahkemesinin 26.06.2019 tarihli nihai kararının ve 26.10.2023 tarihli ek Kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin nihai karara ilişkin istinaf başvurusunun, davacı vekilinin 26.10.2023 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; istinaf harç ve giderlerinin verilen kesin sürede yatırılmadığı, bu nedenle de ek karar ile davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmamış sayılmasına karar verildiği, aynı konuda yeniden süre verilmesine hukuken olanak bulunmadığı göre davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınması gerekli temyiz harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 30.04.2023 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.