Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/722 E. 2024/3235 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/722
- Karar No
- 2024/3235
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/147 E., 2024/206 K. HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/664 E., 2023/634 K. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı T.H.S.S. Salkuma Konut Yapı Kooperatifi'nin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca yapılan ihtara ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde yapılan ilanlara rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından, 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğini, davacı şirketin yaptığı işlerden dolayı kooperatifin kestiği stopajı vergi dairesine yatırmaması nedeniyle zarara neden olduğunu, bu nedenle oluşan zarar için Ankara 13. ATM'nin 2022/422 E. sayılı davasının açıldığını, bu davanın 26.09.2023 tarihli duruşması ara kararıyla, ilgili dosyaya şamil olmak üzere kooperatifin ihya edilmesine dair dava açılması için kendilerine yetki ve süre verildiğini beyan ederek taraf teşkili ve davaya devam için adı geçen kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı kooperatifin beş yıldan fazla süre ile genel kurulunu toplanamaması nedeniyle 23.01.2024 tarihinde sicilden re'sen terkin edildiğini, adres değişikliğinin tescili zorunluluğunu yerine getirmediğini, ticaret sicili müdürlüğünün yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle taraflarına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; kooperatifin son beş yılda genel kurul yapılmadığından TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca müdürlük tarafından kendilerine yapılan ihtara ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı gerekçesiyle, 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği ve Ticaret Sicil Gazetesi'nin 28/01/2014 tarih ve 8495 sayısında ilan edildiği, ancak söz konusu ihtarın şirket yetkilisine de usulünce tebliğ edilmediği, TTK'nın geçici 7/1- d maddesine göre terkini yerinde ise de, geçici 7/4-a maddesi uyarınca şirket yetkilisine de usulüne uygun ihtarat yapıldığı ispatlanamadığından kooperatif hakkında TTK'nın geçici 7. maddesinin uygulanarak terkin edilmesinin usulsüz olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne ve davalının terkin işleminde kusuru olduğu nazara alınarak aleyhinde yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1. TTK’nın geçici 7. maddesinin 4-a fıkrasında; ‘Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.’şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine TTK’nın geçici 7. maddesinin 5-d fıkrasında; ‘Bu fıkra gereğince yapılacak ilan, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer.’ şeklinde düzenlenmiştir. 2.Bu halde; kanun metninden anlaşılacağı üzere ilan yapılması yeterli olup, ayrıca şirket yetkilisine ihtarat yapılması şartı bulunmamaktadır. 3.Bu durumda mahkemece yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken, davalının terkin işleminde kusurlu olduğu gerekçesiyle, davalı aleyhinde yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 4. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına, Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinin hükümden çıkarılmasına, (4) no.lu bendin hükümden çıkarılarak, “davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde iadesine, kesin olmak üzere, 07.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.