Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3003 E. 2025/2171 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3003
- Karar No
- 2025/2171
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1821 E., 2024/1532 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/113 E., 2023/101 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ve davalı kooperatif yetkilisi .... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3 ve 4 numaralı dükkanın maliki olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 20/B maddesi gereğince, ana gayrimenkulün sigorta primlerine, bütün ortak yerlerin bakım, koruma gçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi payı oranında olmak üzere yönetim planında malik yükümlülükler adı altında düzenlenen 22. maddesinin 5. paragrafında aynen kat maliklerinin, işletme giderlerine maliki bulundukları bağımsız bölüm arsa payı oranında katılmakla yükümlü olduklarını, yönetim planının aynı hükmünde kat maliklerinin işletme giderlerine maliki bulundukları bağımsız bölüm arsa payı oranında ve maliki bulunulan birden fazla bölüm var ise bu bağımsız bölümlerin toplam arsa payı oranında katılmaları gerektiğini, ancak payından daha fazla bedel alındığını, genel kurulun aidat belirleme yetkisinin yönetim kuruluna aktarıldığını bu yüzden yönetim kurulunun istediği gibi aidat belirleyeceğinden bahisle bu taleplerini reddettiklerini, yönetim planındaki genel giderlerin yönetim planında değişiklik yapılması konusundaki kararların KMK'nın 20. maddesi gereğince katılanların oy birliği ile değil kat maliklerinin oy birliği ile alınmasının gerektiğini ileri sürerek mutlak butlanla batıl olan 20.02.2016 tarihli kararın iptalini talep etmiş 16.12.2022 tarihli tam ıslah dilekçesi ile davalı kooperatifin site aidatlarını keyfiyet ile belirlediğini, müvekkilinin davalının işletimindeki arsa üzerinde bir taşınmaz satın alması sebebiyle kooperatifin üyesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalının işletme kooperatifi genel kurulu adı altında kat malikleri kurulu toplantısı yaptığını, kooperatif aylığı değil site aidatı belirlediğini, 20.02.2016 tarihli yönetim kurulu kararı ile yönetim planının haksız ve hukuksuz bir şekilde değiştirilmesi sebebiyle müvekkilinden fazladan aidat tahsil edildiğini, müvekkilinin genel kurul toplantısı davet edilmediğinden oy hakkının engellendiğini, söz konusu kararın iptalinin gerektiğini, müvekkilinin kooperatife üye olmak için başvuruda bulunduğunu ancak davalı tarafından değerlendirme dahi yapılmadığını, bu sebeplerle tam ıslah taleplerinin kabulü ile Kat Malikleri Kurulu'nun 20.02.2016 tarihli ve 2016/645 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, alınan kararın usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin değil genel hükümlerin uygulanması gerektiğini, site birden fazla parsel üzerine kurulu olup toplu yapı yönetimine geçilmediğinden Türk Medeni Kanunu'nun paylı mülkiyete ilişkin kuralları somut olaya uygulanması gerektiğini, TMK'nın 689'a göre, paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabileceği, TMK'nın 694'e göre, paylı mülkiyetten doğan veya paylı malı ilgilendiren yönetim giderleri, vergiler ve diğer yükümlülükler, aksine bir hüküm bulunmadıkça, paydaşlar tarafından payları oranında karşılanacağı, davacının bağımsız bölüm maliki olduğu, bu davada kooperatif üyesi olmamasının bir önemi olmadığı, davacı şirketin bağımsız bölüm maliki olmasına rağmen iptali talep edilen 20 Şubat 2016 tarihli toplantıya usulüne uygun şekilde davet edilmediği bu toplantıda, aidatları belirleme yetkisi yönetim kuruluna devredildiği, bu yetki devri olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar olarak nitelendirilmesi gerektiği, böylesi bir karar alınan toplantıya bütün malikler usulüne uygun olarak davet edilmek zorunda olduğu, bu yönü ile 20 Şubat 2016 tarihli toplantıda alınmış olan kararların hukuka uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne 20.02.2016 tarihli ve 2016/645 sayılı kararın iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava Kooperatif Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkin olduğundan görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, b. Kooperatif üyesi olmayan davacının bu davayı açamayacağını, c. Kararda kat maliklerini değil, ortakları ilgilendiren karar alındığını, d. Genel kurul kararının tamamının iptal edilemeyeceğini, e. Alınan kararın yönetim planına uygun olduğunu, f. Davacının davadan feragat ettiği dikkate alınmadan karar verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde Türk Medeni Kanununun paylı mülkiyete ilişkin hükümleri uygulanmış ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve somut olayda 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun uygulanması gerektiği, davacının dava ve karar tarihinde dahi kooperatif üyesi olmadığı ve iptali talep edilen genel kurulda davacıyı ilgilendiren bir karar alınmadığı, kooperatif genel kurulu kararlarının iptalini ancak kooperatif üyelerinin talep edebileceği dikkate alınarak davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.