Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2 E. 2024/4092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2
- Karar No
- 2024/4092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/846 E., 2023/497 K. KARAR : Kısmen Kabul
Davacı vekili, davalıların aralarında yaptıkları 30/12/1994 tarihli Bakırköy 15. Noterliği 64760 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayanarak davalılardan ... ün Bakırköy 15. Noterliğinin 19.11.1996 tarih 56111 yevmiye no.lu düzenleme şeklinde Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile İstanbul İli, Küçükçekmece ilçesi, 17 Pafta, 642 Parsel sayılarında bulunan inşaattaki 3.kat 8 no.lu dubleks villayı 50.000,00 Türk Lirası karşılığında kendisine sattığını, inşaatın eksik bırakılan kısımlarının tarafınca tamamlandığını, davalıların tapu intikali yapmaktan kaçındığını beyan ederek gayrimenkulün tapuda kendi adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde ödenen 150.000,00 Türk lirası'nın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla bugünkü değerinin tespiti ile reeskont faiziyle tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, ödenen bedelin 50.000,00 Türk Lirası olduğunu ancak 150.000,00 Türk Lirası ödenmesi gerektiğini, davacının satış vaadi bedelinin tamamını ödemediği gibi 15 yıldır da daireden faydalandığını, talep edilen 150.000.00 Türk Lirası'nın fahiş olup, davacının daire bedeli olarak talep ettiği bedelin gerçek değer olmadığını, tacir olmadığından reeskont faizi talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı arsa sahibi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve davalı ... arasında yapılan sözleşme ile, yüklenici davalının diğer davalının arsası üzerinde yapacağı yerlerden birisinin satışının kararlaştırıldığı, davacının satış bedelini ödediği, ancak yüklenici davalının tapu devrini yapmadığı, dava konusu gayrimenkul imara aykırı olup üzerinde yıkım kararı ve para cezası kararları olmakla davalı yüklenicinin diğer davalı arsa malikine karşı olan edimini de yerine getirmediğinden davalı arsa sahibi hakkında alacağın temliki hükümleri gereği davacı yanca bir talepte bulunulamayacağı, gayrimenkul imara aykırı olduğundan tescilin de mümkün olmayacağı, bu durumda davacının ancak davalı yükleniciden satışı vaad edilen yerin rayiç değerinin veya ödediği bedelin geri verilmesini isteyebileceği, davacı da ödenen bedelin tahsilini talep etmiş olduğundan, davalı arsa maliki hakkındaki davanın reddine, tapu iptal tescil talebinin reddi ile davalı yüklenici ... hakkındaki davanın bedel yönünden kabulü ile rayiç değer olan 150.000,00 Türk Lirasının dava tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont avans faizi ile davalı yükleniciden tahsiline karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davalı yüklenici ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan ) 14. Hukuk Dairesi 07.11.2013 tarih 2013/10747 Esas, 2013/14305 Karar Sayılı ilamıyla, somut olayda, davacının ödediği bedelin dava tarihindeki güncellenmiş değerinin reeskont faizi ile tahsili isteminde bulunduğu halde mahkemece talep aşılarak dava konusu 8 nolu bağımsız bölümün rayiç değeri olan 150.000,00 Türk Lirası'nın davalıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının sair temyiz itirazlarının reddi ile belirtilen nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmiş, davacı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine de Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2014 tarih, 2014/6270 Esas 2014/7012 Karar sayılı Kararı ile davacının karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan ) 14. Hukuk Dairesi 07.11.2013 tarih 2013/10747 Esas, 2013/14305 Karar Sayılı bozma ilamına karşı direnme kararı verilmiş ve davalı yüklenici ... vekilince temyiz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 07.05.2019 tarih, 2017/14-1751 Esas, 2019/528 Karar sayılı ilamıyla, davacının isteminin davalıya ödediği bedelin bugünkü değerinin tahsili, bir başka ifade ile davalıya ödediği bedelin denkleştirici adalet ilkelerine göre ulaşacağı miktarın tahsili istemine ilişkin olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece, denkleştirici adalet ilkesi gereğince davacı tarafça ödenen satış bedelinin dava tarihinde ulaştığı alım gücünün belirlenerek, bu miktarın rayiç bedelini aşmamak üzere davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesi gerekir iken HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine hükmolunmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından sözleşme kapsamında davalıya 150.000.00 Türk Lirası ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de, müteahhit ... ve davacı arasında düzenlenen Bakırköy 15. Noterliği'nin 19/11/1996 tarihli 56111 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde satış bedelinin 50.000.00 Türk Lirası olarak ödendiğinin belirtildiği, davalı müteahhit vekilince sunulan 21/09/2010 tarihli beyan dilekçesinde de davacı tarafından 50.000.00 Türk Lirası ödeme yapıldığının beyan edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan müteahhit ... ve dava dışı Kamıran Rashnovadi arasında düzenlenen adi yazılı sözleşme ve bedel ödenmesine ilişkin imzalı belge sureti dosyaya sunulmuş ise de; davalılar murisi müteahhit ... vefat ettiğinden belge içeriği ile ilgili isticvapı yapılamayıp imza örnekleri alınamadığı, aynı sebeple davacının yemin deliline başvurmak isteyip istemediğinin de hatırlatılmadığı, bu nedenlerle davacı tarafından ispat edilen 50.000.00 Türk Lirası ödemenin, alınan bilirkişi raporu uyarınca dava tarihinde ulaştığı ortalama değerin 1.504,50 Türk Lirası olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.504,50 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davanın konusu yükleniciden temlik alınan taşınmazın tapu iptal tescili, bunun mümkün olmaması halinde ise ödenen bedelin güncel değerinin tahsili talebine ilişkindir. Davacı satın aldığı 3. Kat 8 no.lu taşınmazın tapuda kaydının bulunmaması nedeniyle ödediği bedelin dava tarihinden itibaren güncellenmiş değerini talep etmiştir. Davalı yüklenici 50.000,00 Türk Lirası tahsil ettiğini iddia etmiş ise de dosya arasında bulunan 1.11.1991 tarihli belgede, yapılan ödemelerin peşin ve taksitli değerleri toplamının 142.500.00 Türk Lirası olduğunun anlaşılması, yüklenicinin cevap dilekçesinde taşınmazı 150.000.00 Türk Lirasına sattığını beyan etmesi ve yargılama sırasında yüklenici ve ölümünden sonra da mirasçılarınca 1.11.1991 tarihli ödeme belgesindeki imzalara itirazlarının bulunmadığı hususları dikkate alındığında, belgedeki ödemelerin sabit kabul edilmek suretiyle dava tarihindeki güncellenmiş değerinin sadece yüklenici ... mirasçılarından müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sadece 50.000.00 Türk Lirası'nın güncellenmiş değerinin yüklenici ve arsa sahibinden tahsiline karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi'nin 28.04.2023 tarih, 2019/846 Esas, 2023/497 Karar sayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.