Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4209 E. 2024/2766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4209
Karar No
2024/2766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/129 E., 2022/450 K. DAVA TARİHİ : 25.02.2014 HÜKÜM : Kısmen Kabul Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarındaki hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin ihaleye katılan bir başka şirketin idare mahkemesinden aldığı yürütmenin durdurulması kararı sonrasında kamu ihale kurumunca alınan karar üzerine davalı idarece tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme için damga vergisi, karar pulu ve kamu ihale kurulu pay bedeli olarak toplam 85.942,17 TL ödeme yapıldığını, sözleşmenin feshedilmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını ileri sürerek, 85.942,17 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin yargı kararı gereği feshedildiğini, sorumluluklarının olmadığını, ayrıca 12 aylık sözleşmenin 6 aylık kısmının ifa edildiğini, davaya konu bedellerin sözleşme bedeli üzerinden nispi olarak alındığını bu nedenle ifa edilen kısma oranlanması gerekeceğini, davacının ödediği bedellerin kamu ihale kurumuna ve vergi dairesine aktarıldığını, üniversite uhdesinde bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacının sözleşmeye güvenerek yaptığı menfi zararlarını davalı idareden talep edebileceği, ayrıca menfi zararın sözleşmenin ifa edilen kısmı içini mahsup edilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarih ve 2020/4784 E. ve 2020/5571 K. sayılı kararıyla; sözleşmenin feshinde davacının kusurlu olup olmadığının belirlenmesi için ilgili idare mahkemesi ve kamu ihale kurulu kararları celp edilerek gerekli görülürse bilirkişi incelemesi yaptırılması, sözleşme, feshedildiği tarihe kadar ayakta olup, taraflarca ifa edildiğinden feshin davacının kusurundan kaynaklanan bir sebeple yapılmadığının tespit edilmesi halinde, davacının uğradığı menfi zararın, sözleşme değeri üzerinden ödenen damga vergisi, karar pulu ve kamu ihale kurulu payının sözleşmenin ifa edilen kısmına oranlanarak bulunması gerektiği belirtilerek, mahkeme kararı bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu; davacı idare ile davalı şirket arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin davalı idare tarafından feshedilmesinde davacı şirketin bir kusurunun bulunmadığı; sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davacı şirketin toplam 85.942,17 TL menfi zararının oluştuğu, sözleşme süresinin 12 ay olduğu ve davalı idare tarafından sözleşmenin 6 ay sonra feshedildiği, sözleşmenin kısmen (yarı yarıya) ifa edilmiş olduğu; bu durumda Yargıtay bozma ilamı da dikkate alınarak sözleşmenin ifa edilmemiş kısmı yönünden menfi zararın tazmini gerektiği davanın kısmen kabulü ile 42.971,08 TL nin dava tarihi olan 25.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alnarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Davalı, ... 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanun'un 56/a maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde mahkemece davalının harçla sorumlu tutulması doğru olmamıştır. 3. Ne var ki; yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. bendinin 2 ve 3. fıkralarının hükümden çıkarılarak, 2. fıkra yerine "Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına peşin harcın istek halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına, 3. fıkranın yerine “davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvurma harcı, 2.278,28 TL yargılama masrafı olmak üzere toplam 2.30348 TL yargılama giderinden davacının haklılık durumuna göre 1.151,71 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4209, K. 2024/2766, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4209-e-2024-2766-k-6378426f7b5d