Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4191 E. 2023/4316 K. – Menfi Tespit Ve
Konu: Menfi Tespit Ve Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4191
- Karar No
- 2023/4316
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit Ve Alacak
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 09.06.2021 SAYISI : 2022/67 E., 2022/197 K. DAVA TARİHİ : 20.04.2004 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/665 E., 2021/188 K. Birleşen Dava 2006/482 E.. Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi karar ıasıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat Mesud Adan ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında Düzce (Merkez) 5. kısım kalıcı konutları teknik alt Yapı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince toplam 1.132.086,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini, sözleşme kapsamında işlerin bitirilerek geçici ve kesin hesaplar ile kabullerinin yapıldığını, davalının elinde karşılıksız kalan teminat mektuplarının iadesi için 02.10.2003 tarihli başvuru yapılmasına rağmen taleplerine cevap verilmediğini, buna rağmen davalının 31.12.2003 tarihinde davacıya gönderdiği yazıda, teftiş kurulu tarafından yapılan inceleme sonucunda sözleşme ve eki şartnameler gereği kesin depo mahalline taşınması gereken kazı artığı malzemelerin taşınmaması nedeniyle toplam 2.127.208,00 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği bildirilerek bu paranın ödenmesinin istendiğini, davalının yapılan işin kesin kabulünü onaylaması nedeniyle müvekkiline borç tahakkuku yapılmasının hiçbir hukuki dayanağı kalmadığını, davalı iddialarının kazı artığı malzemelerin kesin depo yerine taşınmayıp bu malzemelerin tümünün işin başında idarece tutanak ile makamınca tespit edildiğinden hak edişe işlenerek kesin hesabın bu şekilde onaylandığını, yapılan kesin kabulde böyle bir durumun tespit edilmeyip aksine işin projesine uygun olarak yapıldığının belirtildiğini, kazı artığı malzemelerin alanlarına taşındığını ileri sürerek, teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeni ile davacının davalıya 2.127.208,00 TL borçlu olmadığının tespitine, fazladan ödenen teminat mektubu komisyon bedeli olan 6.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile tahsiline, teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Düzce (Merkez) 5. kısım kalıcı konutları teknik alt yapı inşaatı sözleşmesi imzalandığını, davalının 1.177.645, 930 m³ kazı artığı malzemeyi kesin depoya taşımayarak haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, 2.937.980,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde asıl davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kazı artığı malzemenin kesin depo yerine nakledildiğine dair tutanakların, geçici hak ediş raporlarının, kesin hak ediş raporlarnını, geçici kabul tutanaklarının davalı idarenin yetkilileri tarafından düzenlenerek yine yetkili amirleri tarafından onaylandığı, geçici ve kesin kabullerin itirazsız olarak kesinleştirildiği, bu nedenlerle kazı artığı malzemenin kesin depo mahalline taşındığının kabulünün gerektiği, birleşen davada davacı idare tarafından fazla yapılmış bir ödemenin olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, teminat mektuplarının iadesine, komisyon bedeli talebinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiş, 15.04.2021 tarihli ek karar ile birleşen davanın hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde hüküm altına alınan 15.044,94 TL vekalet ücretinin 116.708,81 TL olarak tavzih edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek karara karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili asıl ve ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; alt yapı inşaatlarında toplam kazı artığının kesin depo yerinin Düzce İstilli mevki olduğunu, yüklenicilerin ayrı ayrı dava açarak kazı artığı malzemeyi kesin depoya naklettiklerini iddia ettiğini, ancak kesin depoda belirtilen miktarda kazı artığının bulunmadığını, toplam 225.000,00 m3 malzeme yığınının bulunduğunu, usulsüzlüğün açık bir şekilde ortada olduğunu, sözleşme hükümlerine göre kesin depo alanı dışında etrafa dökülmüş kazı artığı malzemenin tespit edildiğini, ispat yükünün yüklenicide olduğunu, nakliye mesafesinin öneminin bulunmadığını, önemli olanın kesin depo alanına taşınması olduğunu, hakların ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceğini, tavzih talebinin reddinin gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi asıl ve ek kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl karar yönünden, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ek karar yönünden, tavzih yolu ile hükümde unutulan talepler hakkında karar verilip hükme eklenemeyeceği, hüküm verirken unutulan vekalet ücreti veya faiz hakkında tavzih yolu ile bir karar verilip hükme dahil edilemeyeceği, taraf lehine hükmedilen vekalet ücretinin kamu düzenine ilişkin olmadığı gerekçesiyle, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin asıl karar yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, ek karar yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile, ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava değerinin 2.937.989,00 TL olduğunu, bu değer üzerinden müvekkili lehine 116.788,80 TL vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince sehven dava değerinin 116.788,80 TL olarak ele alındığını, bu bedel üzerinden 15.044,94 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava menfi tespit, alacak ve teminat mektubunun iadesi, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 818 sayılı Borçlar Kanununun 355 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda, birleşen dava değerinin 2.937.980,00 TL olduğu ve bu bedel üzerinden harçlandırıldığı görülmüştür. Bu durumda birleşen davada dava değeri olan 2.937.980,00 TL üzerinden karar tarihindeki tarife hükümlerine göre birleşen davada davalı yararına 116.708,81 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 116.788,80 TL değer üzerinden 15.044,94 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nın 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. bentte açıklanan nedenlerle asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasından, 2 numaralı birleşen davaya yönelik hükmün 4. bendinde yer alan ‘15.044,94’ ibaresinin çıkarılarak yerine ‘116.708,81’ ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekil ile temsil olunan birleşen davada davalıya verilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden birleşen davada davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.