Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4061 E. 2024/2324 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4061
Karar No
2024/2324
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/703 E., 2023/318 K. BİRLEŞEN AKSARAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) 2019/217 ESAS 2019/329 KARAR SAYILI DAVA DOSYASINDA 1.Asıl dava tapu iptal ve tescil olmazsa tazminat, karşı dava müdahalenin meni ve ecrimisil, birleşen dava ise ihraç kararının iptali olmazsa zımnen ortaklığa kabulün tespiti istemine ilişkindir. 2.Birleşen Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/18 Esas (bozma sonrası 2019/217 E.) sayılı ihraç kararının iptali koşulları oluşmadığı takdirde zımnen ortaklığa kabulün tespiti istemli davada, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 11.02.2019 tarihli, 2016/4195 E., 2019/381 K. sayılı kararıyla kooperatif üyesi olmayan kişinin üyeliğe dayalı tapu iptali ve tescili talebinde de bulunamayacağından öncelikle üyelik tespitine ilişkin talebin sonuçlandırılması ve akabinde mümkünse tapu iptali ve tescili talebinin değerlendirilmesi gerektiği, bu iki davanın birlikte görülmesinin de usule uygun olacağı, bu durumda mahkemece davacının iddiaları üzerinde durulup, davacının ihraç kararından sonra üyeliğin devamına ilişkin eyleminin bulunup bulunmadığının tespiti gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Dairemiz bozma kararından sonra, asıl dava ile aralarında hukuki ve fiili irtibat olduğu gerekçesiyle Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/217 Esas sayılı dosyası birleştirilmiştir. 4. Mahkemece, asıl ve birleşen davada yapılan yargılama sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. 5. Karar, asıl davada davacı vekili ile asıl ve birleşen davada davalı karşı davada davacı kooperatif vekili tarafından temyiz edilmiştir. 5. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir. 6. Dosyaların birleşmesi halinde, ilk dosya Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosyanın bu dosya ile birleşmesi halinde, birleşen dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler. 7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve 454. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. 8. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur. 9. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleşen 2019/217 Esas sayılı dosyanın “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. 10. Ne var ki, asıl davanın karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca bu davada verilen kararlara karşı sunulan temyiz başvuru dilekçelerinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir. 11. Bu durumda, anılan davaların birleştirilmeleriyle bağımsız dava olma özelliklerini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılan, asıl dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Asıl dava dosyasının istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesinin sağlanması için dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE İADESİNE, 27.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4061, K. 2024/2324, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4061-e-2024-2324-k-e27c4304af12