Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3972 E. 2024/2315 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3972
Karar No
2024/2315
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/431 E., 2023/15 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında açılan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile muhatap yüklenici S.S.... Konut Yapı Kooperatifini temsilen ... ve ... arasında noterlikçe düzenleme şeklinde arsa karşılığı daire ve satış vaadi sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen bütün hukuki ve fiili vecibeleri yerine getirdiğini, sözleşme gereğince müvekkiline teslim edilmesi gereken iki adet dairenin yapılacak olan yargılama ve alınacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenecek olan bedelleri üzerinden ıslah edilmek üzere şimdilik 1000.00 TL sinin 03/12/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline, ilk talepleri kabul görülmediği takdirde taşınmaz üzerinde bulunan kooperatif tarafından yıktırılan evin yapılacak yargılama ve alınacak olan bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenecek olan bedeli üzerine ıslah edilmek üzere şimdilik 1000,00 TL'nin 03/06/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Dava dilekçesi, davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı yanca davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi heyetince davalının temerrüde düştüğü söylenmiş ise de, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinde "Şartın tahakkukuna iki taraftan biri hüsnü niyet kaidelerine muhalif bir hareketle mani olursa, o şart tahakkuk etmiş addolunur..." denmekle davalının çektiği ihtarname de göz önüne alındığında davacı tarafça usulüne uygun delillerle, kötü niyetli olarak davalının üstüne aldığı civar parsellerle tevhit ve ifrazla ilgili yükümlülüğünü yerine getirmediğini ispat edemediği, bu halde erteleyici şartın gerçekleştiği ve davalının temerrüde düştüğünün söylenmesi mümkün olmadığı, aynı kanunun 149. maddesinde belirtilen erteleyici şartın gerçekleşmediği, dolayısıyla davacının aynen ifa kapsamında kalan daire bedellerini isteyemeyeceği, diğer yandan davacının sözleşmeye konu daireyi üçüncü kişiye dava sırasında sattığı sabit olmakla, taraflar arasındaki sözleşmenin ifa olanağı kalmamış ve sözleşme geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekeceği gerekçesiyle davacının daire bedellerine ilişkin taleplerinin reddine, davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan evin davalı tarafça yıkıldığı sabit olmakla bilirkişi raporunda hesaplanan bina değeri olan 33.996,00 TL yi davacı davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle, bu tutarın dava tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/3438 Esas, 2022/4764 karar numaralı 17.10.2022 tarihli kararı ile; dosya kapsamında belediyeden gelen yazılar ile sözleşme konusu taşınmazın dava devam ederken üçünçü kişiye satılması eylemi birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki sözleşme uyarınca inşaat yapımının imkânsız hale geldiği ve böylelikle taraflar arasındaki sözleşmenin de geçersiz olduğunun anlaşıldığı, ifası imkânsız olan ve bu nedenle geçersiz olan sözleşme karşısında davalı yüklenicinin davacı arsa sahibinin müstakil evini yıkmasına ilişkin sorumluluğunun haksız eylem sorumluluğu olduğu, davalının geçerli bir sözleşme bulunmaksızın davacıya ait evi yıkmakta kusurlu ise de davacı arsa sahibinin de sahibi olduğu taşınmazın inşaat yapmaya elverişli olmadığını bilmesi gerektiği göz önüne alındığından tarafların söz konusu evin yıkımında %50’şer oranından müterafik kusura sahip olduklarının kabulü gerekeceği, bu halde mahkemenin yıkılan ev bakımından belirlenen bedelin yarısına hükmetmesi gerekir iken yazılı şekilde bedelin tamamına hükmedilmesinin bozmayı gerektirdiği kanaatiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Davalının ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/911 E sayılı dosyasında iflas ettiğinin anlaşıldığı, somut olayda davalı yüklenicinin taraflar arasında geçerli bir sözleşme olmaksızın davacıya ait evi yıkması haksız eylem niteliğinde olduğu, davalının geçerli bir sözleşme bulunmaksızın davacıya ait evi yıkmakta kusurlu ise de davacı arsa sahibinin de sahibi olduğu taşınmazın inşaat yapmaya elverişli olmadığını bilmesi gerektiği, göz önüne alındığından tarafların söz konusu evin yıkımında %50’şer oranından müterafik kusura sahip olduklarının kabulü gerektiği, yıkılan ev bakımından belirlenen bedelin yarısına hükmedilmesi gerektiği gerekçeleriyle iflas nedeni ile tasfiye halinde olan SS ... Konut Yapı Kooperatifinin ... Genel İcra Müdürlüğünün 2019/11 İflas sayılı dosyası üzerinden oluşturulan iflas masasına davacının 16.998,00 TL alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı müflis koop iflas masası adına iflas idaresi üyelerinin temyizi: iflas idaresi tarafından Av. ... masa vekili olarak görevlendirildiğini, mahkemece yazılan gerekçeli kararda iflas idaresi üyeleri davalı olarak gösterilerek yine yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulduğunu, adlarına herhangi bir tebligat yapılmadan kararın kesinleştirildiğini ve haklarında harç tahsil müzekkereleri düzenlenerek ilgili vergi dairelerince ödeme emri düzenlenerek 24.07.2023 tarihinde taraflarına tebliğ edilmesi üzerine durumdan haberdar olduklarını, davada iflas idaresi üyelerinin taraf ve husumet ehliyeti bulunmadığını, gerekçeli karar iflas idaresi üyelerine tebliğ edilmeden sadece masa vekiline tebligat yapılarak kesinleştirildiğini belirterek, hükmü temyiz etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 184. madde ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı iflas idaresi memurlarının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2.Somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine açılan alacak davası devam ederken davalı kooperatifin ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015-911 Esas sayılı dosyasında sürdürülen yargılama sonucunda iflas ettiği anlaşılmaktadır. Davalı kooperatifin iflası üzerine eldeki dava kanun gereği kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Davalı kooperatifin davalı sıfatını İİK 184. madde gereği iflas idaresi almıştır. Ancak mahkeme hüküm verirken hem gerekçeli karar başlığında davalı olarak iflas idaresi memurlarını göstermiş hem de harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasında iflas idaresi memurları aleyhine hüküm kurmuştur. Kayıt kabul davalarında davalı olarak iflas idaresinin gösterilmesi ve harç, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin iflas idaresinden tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı iflas idaresi memurlarının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3972, K. 2024/2315, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3972-e-2024-2315-k-8b2c7e29023f