Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2681 E. 2024/3994 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2681
- Karar No
- 2024/3994
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/380 E., 2023/172 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1. İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca geç teslimden doğan kira tazminatı ve vergi borcunun tazmini istemine ilişkin davada davanın kısmen kabulü ile 144.248,00 TL kira alacağının tazminine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı yüklenici vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi 2013/8510 Esas, 2014/1907 Karar, 13.03.2014 tarihli kararı ile davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 4371 sayılı parseldeki daireler bakımından 07.04.2008 dava tarihinden geriye doğru beş yılın sona erdiği 07.04.2003 tarihine; 4359 sayılı parseldeki daireler bakımından ise dava tarihinden önce fiili teslimin kanıtlanması halinde fiili teslim tarihinden geriye doğru 07.04.2003 tarihine; dava öncesinde fiili teslimin kanıtlanamaması halinde dava tarihinden geriye doğru 07.04.2003 tarihine kadar geçen süre esas alınıp, sadece bu dönemler için kira tazminatının zamanaşımına uğramadığı gözetilerek, hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, aksi şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; tarafların sunmuş oldukları belgelerden 4359 sayılı parsel üzerindeki dairelerin fiili teslim tarihinin 27.09.2004 olduğunun anlaşıldığı, bu tarih esas alınarak kira tazminatı hesaplandığı belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 4371 sayılı parsel açısından 11.596,99 TL ve 4359 sayılı parsel için 73.711,94 TL olmak üzere toplam 85.308,93 TL'nin kira alacağının tazminine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine, davacı arsa sahibi vekilinin tüm, davalı yüklenici vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilecek yeni kararda daha önceki kararın temyiz edilmemesi üzerine oluşan usuli kazanılmış haklara da riayet edilerek karar verilmesi gerektiği, önceki bozma ilamında 4359 parseldeki daireler bakımından dava tarihinden önce fiili teslimin kanıtlanması halinde fiili teslim tarihinden geriye doğru 07.04.2003 tarihine kadar geçen süre esas alınıp sadece bu dönemler için kira tazminatının hesaplanması gerektiği, ayrıca 4359 parselde bulunan 6 adet bağımsız bölüm yerine 8 adet bağımsız bölüme ait gecikme tazminatının hesaplanmasının doğru olmadığı, 4359 parseldeki bağımsız bölümlerle ilgili olarak geriye doğru 5 yıllık süre içinde dairelerin daha önce teslim edildiği sabit olması halinde, bu tarihler arasında geçerli süre için gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken hem alınan bilirkişi raporu hem de verilen kararın bozma ilamına uygun olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan inceleme neticesinde; bozma ilamında 4371 sayılı parseldeki daireler bakımından dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yılın sona erdiği 07.04.2003 tarihine; 4359 sayılı parsel için fiili kullanımın ispatlanması halinde fiili kullanım tarihinden itibaren geriye doğru 07.04.2003 tarihine kadar geçen süre esas alınıp kira tazminatının hesaplanacağı belirtildiği, tarafların sunmuş oldukları belgelerden 4359 sayılı parsel üzerindeki dairelerin fiili teslim tarihinin 27.09.2004 olduğu anlaşıldığı, bu tarih esas alınarak kira tazminatı hesaplandığı belirtilerek 78.048,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar hakkında davalı yüklenici vekili tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 5.1.Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu anlaşılmakla davalı yüklenici vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 5.2. Davalı yüklenici vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece bozmaya uyulduğuna göre, usulî kazanılmış hak ilkesi uyarınca bozma doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılıp karar verilmelidir. 09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK uyarınca, bozmaya uyulmakla bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usuli kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılarak karar verilmesi zorunlu olup, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilecek yeni kararda daha önceki kararın temyiz edilmemesi ve reddedilen temyiz itirazları üzerine oluşan usuli kazanılmış haklara da riayet edilerek karar verilmelidir. Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmaya uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki, önceki bozma ilamlarında fiili kullanımın ispatlanması halinde fiili kullanım tarihinden itibaren geriye doğru 07.04.2003 tarihine kadar geçen süre esas alınıp kira tazminatının hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. 4359 parseldeki 6 adet dairenin dava açılmadan önce 27.09.2004 tarihinde fiili olarak arsa sahibine teslim edildiği tespit edilmiş olup bu husus bozma kapsamı dışında kalarak da kesinleşmiştir. Böylece anılan 6 adet daire yönünden 27.09.2004-07.04.2003 tarihleri arasında kalan süre için kira tazminatının hesaplanması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki emsal kira bedelleri göz önünde bulundurulduğunda arsa sahibi 4359 parseldeki 6 adet daire için toplam 18.252,00 TL kira tazminatı talep edebilecektir. Yine bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen 4371 parseldeki 7 no.lu bağımsız bölüm için hesaplanan 11.596,99 TL kira bedelinin bu rakama eklenmesi neticesinde davacı arsa sahibinin sözleşme kapsamında talep edebileceği kira tazminatının toplam 29.848,99 TL olduğu anlaşılmıştır. Her iki bozma ilamında da hangi zamanaşımı süresinin dikkate alınacağı, hesaplamanın ne şekilde yapılacağı açıklanmasına ve mahkemece bozma ilamına da uyulmasına rağmen davanın 29.848,99 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken bozma ilamında açıklanan usule uyulmadan yapılan hesaplamaya göre 78.048,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (5.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (5.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1 no.lu bendindeki “78.048,00 TL” rakamının çıkartılarak yerine “ 29.848,99 TL” cümlesinin yazılması suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 13.11.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.