Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5142 E. 2024/1030 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5142
Karar No
2024/1030
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/269 E., 2022/236 K. HÜKÜM/KARAR : Davacının Tapu İptali Ve Tescil Talebinin Reddine-alacak Davasının Kabulüne 1- Mahkemece yükleniciden temlik alınan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemli davada verilen 17/06/2014 tarihli ilk kararda, davalılar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye bırakılan bağımsız bölümün yükleniciden satın alındığı ve satış bedeli ödendiği halde tapu devri yapılmadığı ileri sürülerek, öncelikle tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde ödenen bedelin iadesi talep edilmiş olup, inşaatın seviyesinde bir ilerleme yada değişiklik olduğu yönünde savunmada bulunulmadığından, mahkemenin aynı inşaata ilişkin diğer dava dosyalarına sunulan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına itibar edilip, usul ekonomisi ilkesi gereğince keşif yapılmadan inşaatın %45 oranında tamamlandığının ve imara aykırılık nedeniyle iskan alınamayacak durumda olduğunun tespit edildiği, inşaat ve imalat seviyesi dikkate alındığında davalı yüklenicinin tescile hak kazanamadığı ve temlik alan davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının reddi gerektiği, davacının 65.000 TL'yi yükleniciye ödediğinin sabit olduğu, yüklenicinin ödenen bedelden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olacağı ancak arsa sahibinin satış bedelinden sorumlu olmadığı, alacak istemi yönünden faiz talep edilmediği dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak, davalılar aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, alacak davasının kabulü ile 65.000 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. 2- Mahkemenin ilk kararına karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 30/06/2015 tarihli, 2015/9276 E. ve 2015/7281 K. sayılı ilamında; mahkemece davalıların bulunmadığı ön inceleme duruşmasında, tahkikat için duruşma günü belirlenerek davalılara tebliğ edilmeden tahkikat aşamasına geçilip davanın sonuçlandırıldığı, böylece davalıların hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3- Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 12/11/2015 tarihli ikinci kararda, usuli eksiklik giderildikten sonra önceki gerekçede açıklandığı üzere davalılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, alacak davasının kabulü ile 65.000 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. 4- Mahkemenin ikinci kararına karşı, davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli, 2019/1730 E. ve 2019/7306 K. sayılı ilamında; mahkemece, başka dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporları esas alınarak inşaat sözleşmesine konu inşaatın getirildiği fiziki seviyenin %45 olduğu gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmişse de, mahkemece bilirkişi kurulu ile mahallinde yapılacak keşifle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu inşaatın getirildiği genel fiziki seviyenin belirlenilmesi, inşaatın arsa sahiplerinin reddedemeyeceği fiziki seviyeye geldiği ancak bazı eksik ve ayıplı işlerin bulunduğu anlaşılırsa, bedeli bilirkişi tarafından belirlendikten sonra davacıya süre verilmesi, bedel yatırıldığı takdirde tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi, davacı eksik işler bedelini depo etmez veya yüklenicinin gerçekleştirdiği inşaatın fiziki seviyesi arsa sahiplerinin reddedemeyeceği bir aşamaya gelmemiş ise bu aşamadan sonra davacının ikinci kademedeki talebi yönünden hüküm kurulması gerekeceği gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5- Bozma ilamına karşı davalı ... vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuşsa da, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli, 2020/497 E. ve 2020/6734 K. sayılı ilamı ile istemin reddine karar verilmiştir. 6- Mahkemece ikinci bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen 13/09/2022 tarihli üçüncü kararda, her ne kadar keşif mahallinde dava konusu taşınmazın bir eksikliğinin bulunmadığı ve kullanılmakta olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş ise de; binanın yüklenici tarafından tamamlandığının yargılama sırasında ispat edilemediği, delil tespit dosyasından ve daireyi kullanan kişilerin beyanlarından inşaatın yüklenici tarafından kaba inşaat seviyesinde bırakıldığı, eksik imalatların daireleri kullananlarca tamamlattırıldığı gözetildiğinde inşaatın %45 seviyesinde bırakıldığının anlaşıldığı, ayrıca dava konusu taşınmazın mimari projesine göre birbirinden ayrı iki katlı A ve B blok numaralı taşınmazların yapılması gerektiği ancak davaya konu edilen bağımsız bölümün tapu kaydında B blok zemin katta görünmekte iken keşif mahallinde ve vaziyet planına göre A blok'un konumlandırıldığı alanda kaldığı, davaya konu taşınmazın mimari projesine uygun yapılmadığı tespit edilmiş olup yasal koşulları ihtiva etmeyen tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerektiği, bedel tahsili istemi yönünden de yüklenici Mehmet Haldız ile davacı arasında noterde akdedilen satış vaadi sözleşmesi ile davacıya 65.000 TL karşılığında satış vaat edildiği, satış bedelinin tamamının peşin alındığı, davacının 65.000 TL'yi yükleniciye ödediğinin sabit olduğu, yüklenicinin ödenen bedelden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olacağı ancak arsa sahibinin bedelden sorumlu olmadığı, alacak talebi yönünden faiz isteminde bulunulmadığı dikkate alınarak ve taleple bağlı kalınarak, davalılar aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, alacak davasının kabulü ile, 65.000 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. 6- Mahkemenin üçüncü kararına karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma ilamına uygun ve içerik itibariyle yeterli bulunan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğu ve her ne kadar inşaat fiziken tamamlanmış ise de yapıdaki imara aykırılık nedeniyle edimini gereği gibi ifa etmeyen yükleniciden bağımsız bölüm satın alan davacı bakımından da tapu iptali ve tescil koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5142, K. 2024/1030, T. 24.04.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-5142-e-2024-1030-k-81b5ebc2734c