Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/4357 E. 2022/5045 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/4357
- Karar No
- 2022/5045
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi İLK DRC. MHK. : Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın davalı tarafından iş akdinin feshinden sonra başka bir iş alamadığını, ihale işlemleri sırasında vergi harç, vb giderler ile ihale tutarı olan 4.791.520,00 TL üzerinden alınmasına rağmen ihalenin gerçekleşme oranının 1.306.251,28 TL olduğunu, imzalanan sözleşmenin tamamen müvekkilinin dışında idare tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, karşı tarafın da aksi yönde bir iddiasının bulunmadığını dolayısıyla davacının müspet zararının karşılanmasının gerektiğini, bu nedenlerle davacının sözleşmenin feshi nedeniyle fazlaya ilişkin hakkının saklı kalması kaydıyla şimdilik 126.000,00 TL' nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince, taraflar arasında 31/03/2014 tarihinde malzemeli yemek pişirme ve sonrası hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı, ilk sözleşme bedelinin 4.791.520,00 TL, gerçekleştirilen iş oranının 1.306.251,28 TL olduğu ve sözleşmenin KİK kararı gereği davalı idarece 14/12/2014 tarihinde tek taraflı olarak fesh edildiği, sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle davacının kusurunun bulunmadığı, 14/12/2014 ile 31/12/2015 tarihleri arasında davacının başka ihale almadığı Kamu İhale Kurumu cevabi yazısından anlaşıldığı, 6098 sayılı Yasanın 112. maddesine göre borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olacağının düzenlendiği anlaşıldığı gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince davacının gerçekleştirdiği işin bedelini aldığı, buna ilişkin iş bitirme belgesinin düzenlendiği, davacının talebinin sözleşmenin 29. maddesine göre yapılacak hesaplama ile tespit edilecek tutar nispetinde alacak olduğu, söz konusu hükmün işin bitirilmesi halinde uygulanacağı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, davacının gerçekleştirdiği işin bedelini aldığı, buna ilişkin iş bitirme belgesinin düzenlendiği, davacının talebinin sözleşmenin 29. maddesine göre yapılacak hesaplama ile tespit edilecek tutar nispetinde alacak olduğu, söz konusu hüküm işin bitirilmesi halinde uygulanacağından davanın reddine karar verilmişse de karar somut olaya ve yasaya uygun olmamıştır. Davada maddi vakıaları anlatma görevi davacıya ait ise de, hukuki nitelendirme hakim tarafından yapılacaktır. Davacı, her ne kadar sözleşmenin 29. maddesine göre yapılacak hesaplamadan az olmamak kaydıyla müspet zararın tazmini nedeniyle dava açmış ise de, taraflar arasındaki ihtilaf hizmet alım sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Yüklenici dava dilekçesinde, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle sözleşmenin ifa olunacağına güvenerek yaptığı masraflar ile mahrum bırakıldığı kâr kaybı zararını istemektedir. 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi uyarınca alacaklı alacağının tümünü veya bir bölümünü alamazsa borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini kanıtlamadıkça bundan doğan zararı ödemek zorundadır. Davalı idarenin, ihaleyi önce davacı firmaya verdiği, diğer katılımcı firmaların itirazları sonucunda Kamu İhale Kurumunun ihale işlemlerinin mevzuata uygun yeniden gerçekleşmesi gerektiğine ilişkin kararı üzerine, 14.12.2014 tarihi itibariyle malzemeli yemek pişirme ve sonrası hizmetlere ilişkin ihalenin feshedildiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Bu haliyle sözleşmenin feshinin subjektif imkansızlık sonucu olduğu anlaşılmaktadır. TBK 136. maddesi hükmüne göre davalının edimini yerine getirmesi imkansız olmakla, TBK’nın 112. maddesine göre davalının kusursuz olduğu açıktır. Ne var ki karşılıklı borçlanmayı içeren sözleşmelerde borcundan böylece kurtulan davalı almış olduğu şeyleri sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri vermekle yükümlüdür. Sözleşme, dava dışı üçüncü kişinin Kamu İhale Kurumu kararına itirazı üzerine idari yargıda yürütmenin durdurulması talepli dava açması sonucunda, Kamu İhale Kurumu kararı ile iptal edilmiş olduğundan, davacıya bir kusur atfedilmediğinden davacının yapmış olduğu masrafları isteyebileceği kabul edilmelidir. Yüklenici kâr kaybı ve müspet zararını talep edemez ise de sözleşme nedeniyle yaptığı giderleri davalıdan isteyebileceğinden, bunların miktarıyla ilgili bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararı usul ve yasaya aykırı görüldüğünden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 31.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.