Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2012/5813 E. 2012/11202 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5813
- Karar No
- 2012/11202
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 2007 yılı Ocak ayına ait 2.600-TL kira bedeli ödenmediğinden, muacceliyet koşulu gereği 2007 yılı Eylül ayına kadar 9 aylık toplam 23.400-TL kira alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 icra tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, takibin 19.500-TL alacak üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK.nun hukuki dinlenme başlıklı 27. maddesinde, "davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak yargılama ile ilgili olarak; bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir" hükmü öngörülmüştür.
Anılan madde gerekçesinde; hukuki dinlenilme hakkı Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu sonucu olarak, yargılama süjelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gereklidir. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Denilmek suretiyle konuya açıklık getirilmiştir.
Somut olayımızda; davalı vekili yargılamanın son oturumuna gelerek vekillikten çekildiğine dair 01.02.2010 tarihli dilekçesini ibraz ederek, vekillikten çekildiğinin davalı asile tebligat yapılarak bildirilmesini istemiştir. Mahkemece bu talep üzerinde durulmadan olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden duruşmanın bittiği bildirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, gerekçeli kararda vekillikten çekildiğini bildiren avukata tebliğ edilmiştir.
Tarafların, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmada bulunma ve ispat etme hakkına sahip oldukları, silahların eşitliği ilkesi gereği her iki tarafında bu haktan eşit şekilde yararlanma imkanına sahip oldukları halde davalı vekilinin son oturumda verdiği vekillikten çekilme dilekçesi üzerinde durulmadan bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden davalının savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.