Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/9115 E. 2011/16023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/9115
- Karar No
- 2011/16023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece, kefile yönelik davanın reddine, davalı kiracı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı şirket vekilinin hüküm altına alınan kira alacağın ilişkin temyiz itirazlarına gelince ; Borçlar Kanunu’nun 264. maddesi hükmü gereğince muayyen bir müddetle akdedilen gayrimenkul kirasında, mucibi akdin icrasını tahammül edilmez bir hale getiren sebepler hudusunda ; iki taraftan her biri, diğerine tam bir tazminat vermek ve kanuni mehillere riayet etmek şartıyla ve kira müddetinin hitamından evvel feshi ihbar edebilir.Bu maddeye konu edilen sözleşmenin süreli olması ve gayrimenkule ilişkin bulunması şarttır. Süresiz kira sözleşmelerinde ve taşınır mal kiralamalarında Borçlar Kanunu’nun 264. maddesinin uygulama olanağı yoktur. Olayımıza gelince ; davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede süresinden önce kira akdinin feshedileceğine ilişkin bir düzenleme yer almamaktadır. Davacı tarafından, davalılar hakkında, ... İcra Müdürlüğü’nün 2009 / 602 sayılı dosyasında, 2009 yılı kira parası 66.000 TL’nin tahsili için yapılan icra takibine, süresi içinde itiraz eden davalılar, kiralananın sözlü mutabakat gereği 31.12.2008 tarihinde tahliye edilerek anahtarlarının aynı gün kapıcıya teslim edildiğini, bu nedenle haklarında yapılan icra takibine itiraz ettiklerini, tahliyeden sonra yoksun kalınan üç aylık kira parasını ödemeye de hazır olduklarını belirtmişlerdir. İcra takibinden sonra 30.01.2009 tarihinde keşide ettikleri ihtarname ile de itiraz dilekçelerinde belirttikleri hususları tekrar etmişlerdir. Sözleşme ile kiracıya kira süresinden önce sözleşmeyi fesih hakkı tanınmadığı gibi, davalı kiracı icra takibinden önce haklı bir nedenle sözleşmeyi feshettiğini bildirmemiş, tam bir tazminat ödeme teklifinde de bulunmamıştır. Bu itibarla davada Borçlar Kanunu’nun 264. maddesinin uygulama koşulları oluşmamıştır. Bununla birlikte davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye ve teslim etmesi durumunda, kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bu bağlamda 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98/2 maddesine göre, davacı kiralayanın, kiralananın yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak zorundadır. Bu Durumda davacının isteyebileceği miktar, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Kiralanan anahtarlarının ne zaman davacıya teslim edildiği kiracı tarafından yazılı delille kanıtlanamadığından bu konuda davacının beyanına itibar edilerek kiralananın 06.02.2009 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, kiralananın bu tarihten itibaren aynı koşullarla ne kadar sürede yeniden kiraya verilebileceği konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı kiracı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No’lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.