Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/5454 E. 2011/10095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5454
Karar No
2011/10095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, İİK'nun 121. maddesi gereğince borçlu mirasçının alacaklısı tarafından açılan 12 adet taşınmazda ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar vermiş, hüküm Davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davaya konu 1073 1901, 7824, 691, 868, 1386, 1247, 1980, 7762, 2108 parsel sayılı taşınmazların bir kısım davalılar murisi .... adına, bir kısımı ise davalıların murisi ... adına kayıtlı olup, tarafların muris olan ....ve ...'in mirasçılık belgesi birbiri ile irtibatlandırılmaksızın, Havsa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/304 E. 2008/326 K. Sayılı ilamı ayrı ayrı gösterilerek tek kararda verilmiştir. Mirasçılık belgesinde, ...'in ölüm tarihi 27.02.2002,....'in ölüm tarihi ise 31.05.2006'dır. .... ve ...'in mernisten alınan kayıtlarına göre boşanmamış olmalarına göre, aralarında mirasçılık bağının bulunması zorunludur. Mirasçılık belgesinde ise.... ve ... arasında mirasçılık bağı kurulmamıştır. Her iki murisin tüm mirasçılarının müşterek olmaması karşısında, hasımsız olarak verilen veraset ilamı bu nedenle çelişkilidir. Hal böyle olunca, davacıya, davalılara, intikali sağlayan mirasçılık belgesinin iptali ve hasımlı veraset davası açması için yetki ve süre verilmesi ve bu davanın sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözönünde tutulmadan, yazılı olduğu üzere karar verilmesi hatalıdır. Davaya konu 1308 ve 7825 parseller yönünden ise, alacaklı davacı, davalılardan Süleyman’dan olan alacağı sebebiyle İİK.nun 121 sine göre, kendisine verilen yetkiye istinaden bu davayı açmıştır. Ancak, 1308 ve 7825 Parsel sayılı taşınmazlarda borçlu davalının payı, paylı mülkiyet halinde olduğu, burada borçlunun iştirakli payı olmadığı görüldüğünden, bu parsel yönünden İİK.nun 121. maddesinin uygulama olanağı yoktur. Dolayısıyla, davacı bu parsellerin ortaklığının giderilmesini isteyemez. Bu parseldeki borçlunun müstakil payının haczinin ve sonuçta payın satışının istenebilmesi mümkündür. Bu parseller hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu parsellerin de satışına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenler BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2011/5454, K. 2011/10095, T. 03.10.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2011-5454-e-2011-10095-k-bae9e8d7ca49