Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2024/3694 E. 2024/9459 K. – Konut Dokunulmazl
Konu: Konut Dokunulmazlığının İhlali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3694
- Karar No
- 2024/9459
- Karar Tarihi
- Konu
- Konut Dokunulmazlığının İhlali
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1048 E., 2024/930 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun, sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1191 Esas ve 2014/630 Karar sayılı ilamının, temyiz incelemesi safahatında yaş küçüklüğü hükümleri uygulanarak düzelterek onama kararı verilmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin 5. fıkrası gereğince tekerrüre esas alınamayacağı, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlülüklerinden Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/409 Esas ve 2015/443 Karar sayılı ilamı ile infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 297/1-son-4, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine ilişkin hükmün tekerrüre esas olduğu gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasa'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin tamamen çıkarılarak yerine, “Sanığın, Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/409 Esas ve 2015/443 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinden sonra ve tekerrür süresi içerisinde yeniden suç işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Yasa'nın 58/6-7. maddeleri gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mükerrir sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.