Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/9923 E. 2024/10696 K. – Silahla Tehdit

Konu: Silahla Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9923
Karar No
2024/10696
Karar Tarihi
Konu
Silahla Tehdit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/166 E., 2020/247 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.10.2020 tarihli ve2020/166 esas, 2020/247 karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık müdafiinin 15.10.2020 tarihli dilekçesi ile süre tutum talebinde bulunması üzerine gerekçeli kararın sanık müdafiine 18.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, ancak sanık müdafii tarafından temyiz sebeplerini içerir gerekçeli temyiz dilekçesinin verilmediği, mahkeme karar eteğinde gerekçeli temyiz dilekçesi verilmesi gerektiğine ilişkin ibarenin bulunmadığı ve "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 295/1. maddesi gereğince temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde bu nedenleri içeren bir ek dilekçenin hükmü veren Daireye verilmesi ya da zabıt katibine beyanda bulunup tutanak tutturup, hakime onaylatmak veya bir başka ilk derece Ceza Mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla vermek suretiyle; Yargıtay ilgili ceza dairesine temyiz yasa yoluna başvurma ... açık olmak üzere" şeklinde açıklama olmadığının anlaşılması ve bunun yanında her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık ... müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli ve 2023/11-49 Esas, 2023/277 Karar sayılı kararında "... kural olarak müdafii ile takip edilen işlerde kanun yollarına başvuruda bulunmak müdafiinin görevi kapsamında olduğu tartışmasız ise de; sadece müdafie tebliğ veya tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 40/2 nci maddesi gereğince kusursuz sayılacağı, müdafinin süresi içinde temyiz yoluna başvurmaması nedeniyle hak kaybına uğraması, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma ... ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında; ... Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir anlatımla cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin... ;" şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, sanık yokluğunda verilen kararın usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilmediği anlaşılması karşısında; sanık ... ve müdafiine 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesini içerir şerhli davetiyenin usulüne uygun tebliği ile tebliğ tebellüğ evraklarının ve dilekçe sunmaları halinde temyiz dilekçelerinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek tebliğname düzenlenmesinden sonra dosyanın Dairemize gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/9923, K. 2024/10696, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-9923-e-2024-10696-k-930dad3a4223