Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/6491 E. 2024/9322 K. – Silahla Tehdit

Konu: Silahla Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2023/6491
Karar No
2024/9322
Karar Tarihi
Konu
Silahla Tehdit

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/577 E., 2016/376 K. SUÇ : Silahla tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 1. Sanık ...’nun hükümden sonra 28.04.2022 tarihinde öldüğünün Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, sanığın ölümü halinde, Yargıtay'ın ilgili Dairesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8 inci maddeleri uyarınca, düşme kararı verilmek üzere bozulmasına karar vermektedir. Fakat bu durumda kısa bir süre de olsa, ölen sanık hakkında yargılama faaliyetine devam edilecek iken, usul ve yasaya uygun olan zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi halinde, yargılama faaliyeti sona ermiş olacaktır. 2. Sanık hakkında yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un maddeleri uyarınca 106/2-a, 43/1. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemi 10.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Fethiye 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/376 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.09.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/6491, K. 2024/9322, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2023-6491-e-2024-9322-k-a9be800519e3