Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/2321 E. 2025/176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2321
- Karar No
- 2025/176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1934 E. 2022/2004 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-onama Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Mala zarar verme suçunun türü ve bu suç için kanunda öngörülen cezanın üst sınırı gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz istemlerinin hükmün eksik ve hatalı inceleme ile alındığı, kasten yaralama suçundan da mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği, üst sınırdan ceza tayin edilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olduğu; sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, suçun niteliğinin tayininde yanılgıya düşüldüğü, kanıtların hatalı takdir edildiği, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek, anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin reddiyle; katılan vekilinin temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 303/1-h bendi gereği hüküm fıkrasına "Katılan vekili kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 11.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan tahsili ile katılana verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümleri DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aynı Kanun’un 304/1 maddesi gereğince dosyanın gereğinin ifası için Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 07.01.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.