Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/19619 E. 2025/5156 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/19619
- Karar No
- 2025/5156
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/309 E. 2023/659 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 16.02.2023 tarihli ve 2023/309 Esas, 2023/659 Karar sayılı kararının, sanıklar ... ve ... müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
1.Sanık ... müdafiine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanın) 294 ve 295. maddelerindeki ihtaratı içerir bölge adliye mahkemesi kararının 20.03.2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen sanık ... müdafinin hükmü karar tarihi itibariyle geçerli olan 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra ve 10.04.2023 tarihinde temyiz ettiği, ancak dosya içerisinde bölge adliye mahkemesi kararının sanık ...'ya tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanılmadığı anlaşılmakla;
Her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesi uyarınca vekil ile takip edilen işlerde tebligatların vekile yapılması gerektiği gözetilerek sanık ... müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.12.2020 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında "...ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının bir parçası olarak etkin başvuru yolu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 13. maddesi, CMK'nın 34. maddesinin ikinci fıkrası, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, CMK'nın 35. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeler ve müdafi ile vekil arasındaki farklılıklar ve de itiraza konu olayda olduğu gibi; müdafinin tefhim edilen hükümlere karşı süresi içinde temyiz kanun yoluna başvurmaması nedeniyle oluşan hukuki sonuçlardan, kendisine yapılan tebligata kadar hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinden haberdar olmayan sanığı sorumlu tutmanın, hak arama hürriyeti ve adil yargılanma ilkesi çerçevesinde etkin bir şekilde temyiz kanun yoluna başvurma hakkı ile bağdaşmayacağı hususu dikkate alındığında; müdafinin huzurunda sanığın yokluğunda verilen 17.12.2020 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin, kamu davasının asli bir süjesi ve tarafı, diğer bir ifadeyle cezanın sorumlusu olan sanığa, ayrıca tebliğ edilmesi gerektiğinin..." şeklinde yer alan kabul dikkate alındığında, kararın usulüne uygun şekilde sanık ...'ya tebliğ edilerek, tebellüğ belgesi ve sanık ... tarafından sunulması halinde temyiz dilekçesi de eklenerek ek tebliğname düzenlenmesi gerektiği,
2. Bölge adliye mahkemesi kararının sanık ...'a ceza infaz kurumunda 22.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanık ...'ın hükmü 27.03.2023 tarihinde temyiz ettiği, ancak sanığın temyiz istemine ilişkin Tebliğname'de görüş bulunmadığından bu husustaki eksikliğinde giderilmesi gerektiği,
(1) ve (2) numaralı paragraflardaki eksiklikler giderilmek üzere dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.