Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/18744 E. 2025/4236 K. – Silahla Yağma
Konu: Silahla Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18744
- Karar No
- 2025/4236
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahla Yağma
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2838 E. 2022/3659 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇ : Silahla Yağma HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarih 2022/131 Esas ve 2022/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında silahla yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-a, 168/3-2, 62 maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 gün ve 2022/2838 E. 2022/3659 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçta bıçak kullanmadığına, ilk derece mahkemesinin varsayıma dayalı mahkumiyet hükmü kurduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Mağdurun aşamalarda olay günü yanına iki kişi geldiğini belirttiği, sanık ...'ın yanında şüpheli ... ... isimli kişinin bulunduğu ve şüpheli ... ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca açık kimlik bilgilerinin tespit edilememesi nedeniyle tefrik kararı verilerek ayrı esasa kaydedildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 149/1-c maddesi uyarınca artırım yapılmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.