Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/18653 E. 2025/4604 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/18653
- Karar No
- 2025/4604
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Silahla Yağma
İSTİNAF SONRASI TEMYİZ İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/502 E., 2022/2774 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından silahla yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanıkların tüm aşamalarda suçlamaları kabul etmedikleri, bununla beraber aşamalarda savunmalarını değiştirip dönüştürdükleri, aynı olaya ilişkin somut emareleri her iki sanığın farklı yansıttığı, katılan ile sanık ...'ün uygunsuz fotoğraflarının 3. bir kişi tarafından 26.12.2019 tarihinde çekildiğinin ve sanık ...'ün telefonunda katılanın cep telefonu numarasının "Yavru" ismiyle kaydedildiğinin 09.03.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, katılanın beyanlarının 26.02.2020 tarihli ilk şikâyet dilekçesinden itibaren aynı doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır. -Katılanın iletişim tespiti (HTS) kayıtları celbedildiğinde tanımadığı 0 553 579 12 84 no'lu telefondan arandığı ve köy kahvesine gelerek kendisi ile sanık ...'ün yarı çıplak fotoğrafları hakkında tehdit ve şantaj yapıldığı hususuna yönelik tanık olarak bulunan katılanın oğlunun beyanları da bulunduğu halde, tanınmayan telefon numarasının kime ait olduğu, görüşme tespiti yapılıp yapılmadığı yönünde araştırma bulunmadığı, sanık ...'in kullandığının savunulduğu 0 530 084 28 94 ve 0 536 036 53 69 no'lu telefon numaralarınn da iletişim tespitinin yapılmadığı, yalnızca sanık ... ile görüşme tespitinin dosya arasına getirtildiği, bu bakımdan bile aralıklı günlerde ve uzun saniyeler boyunca görüşmeler itibariyle katılanın beyanlarının desteklendiği, -Sanıkların normal yollarla parasını ödeyerek evi katılandan satın aldıkları ve devraldıkları yönündeki savunmalarında çelişkiler bulunduğu, sanık ...’in evi görmeye gittiklerinde demir korkuluklarda asılı bir satış ilanı olduğunu söylediği, sanık ...‘ün ise internetteki satış ilanından kaynaklı olarak evi almaya yöneldiklerini savunduğu, bina çevresine bir ilanın bulunmadığı, daha sonraki beyanlarında ilk aşamalarda bahsetmediği halde sanık sevgilisi ...'in kendisini aldatması ve psikolojisi bozulduğundan ondan intikam almak için plan kurduğu, buna göre katılan ile daha uzun süreli görüşebilmek için onunla ev satın alma konusunda iletişimde olduğu süsü verdiği savunmasının olaya uygun düşmediği, -MTSO Tapu İşlemleri Takip Sözleşmesinde yer alan Emlak Komisyoncusu ... Emlak‘a ait kaşe ve imzanın ilgililerinden sorularak beyanlarının dosyaya kazandırılmadığı, ... Emlak'ın olayda ilgisi ve dahli yok ise kendileri açısından hayatın olağan akışına göre başkaca hak ve davaların doğma ihtimalinin bulunduğu, bu hususların mahkemece sorulmadığı, -Sanık ...’in evin satışı hususunda tüm masrafları katılanın üstlendiği buna göre, katılan ile ... Emlak'ın kendi aralarında anlaştığı, sanığın devir aşamasına kadar emlakçı ile hiç muhatap olmadığı savunmasının komisyonun daha çok alıcıya yükletileceği teamülüne uygun düşmediği, sanık ...'in inşaat ustası olarak çalıştığını ileri sürmesine ve an itibariyle hakkında 31 tane icra dosyası bulunmasına rağmen 2009'daki işyerini devrettikten sonra 450 gr altın aldığı ve her ay aldığı parayı biriktirdiği, olaydaki evi aldığı sırada bunları bozdurarak evin parasını temin ettiği savunmasının tutarsızlık içerdiği, ayrıca 2019 yılı itibari satış bedelinin otoparkta nakden ödenmesinin 250 bin TL'nin hacmi düşünüldüğünde mantıklı olmadığı, ayrıca evin hacizli olarak devredildiği hususunun taraflarca sorulup irdelenmediği, - Katılanın, sanık ...’ün hesabına Yapı Kredi Bankası aracılığıyla gönderdiğini iddia ettiği para ile ilgili olarak bankaya bir müzekkerenin yazılmadığı anlaşılmakla bu eksiklikler tamamlandıktan sonra sonucuna göre, sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnamaye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.