Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/16298 E. 2025/6663 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16298
- Karar No
- 2025/6663
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/535 E., 2021/630 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, şikâyetçi ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 27.08.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılan katılan ...'ın yasal mirasçılarından biri olan oğlu ...'a katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakkının bulunduğu hususunu içeren açıklamalı davetiyenin gönderilmediği gibi duruşma gününü gösteren tebliğatın ise usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin dosya kapsamından anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş vefat eden katılan ...'ın yasal mirasçısı ...'ın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve sanık hakkındaki kurulan hükmün şikâyetçi ... vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında; aynı Yasa'nın 237/2. maddesi uyarınca şikâyetçi ...’ın katılmasına karar verilerek ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesi uyarınca temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, 15 gün olarak belirtilmesi suretiyle yanıltıcı ifade kullanılması nedeniyle sanık ve katılan ... vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek, Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında verilen 02.06.2015 tarihli hükmün, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.02.2020 tarihli, 2019/6813 Esas ve 2020/4134 karar sayılı kararının (1) nolu bozma gerekçesi ile “ Sanık ...'ın aşamalarda temyiz kapsamı dışında olan sanık ...'ı azmettirdiğini kabul etmemesi, sanığın azmettirdiğine dair tanık beyanı bulunmaması ve sanık ....'ın soruşturma aşamasındaki ifadesinde katılanı tanımadığını, olay günü katılanı arayıp tehdit etmediğini, olaydan ifadesi alınırken haberdar olduğunu beyan etmesine karşın, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde çelişkili şekilde kendisini sanık ...'ın azmettirdiğini, bunun üzerine katılanı arayarak tehdit ettiğini beyan etmesi karşısında, sanık ... hakkında yetersiz gerekçeyle tehdit suçuna azmettirme eyleminden mahkumiyet hükmü kurulması,” nedeni ile bozulduğu, mahkemece bozmaya eylemli olarak uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeyerek, suçlamayı kabul etmeyen sanığın, yüklenen suçu işlediğine ilişkin, diğer sanık ...’ın mahkeme aşamasında atfı cürüm niteliğindeki beyanları dışında hükümlülüğüne yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,24.06.2025 tarihinde karar verildi.