Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/15577 E. 2025/2205 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15577
- Karar No
- 2025/2205
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1511 E., 2022/2530 K. SUÇ : Yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2022 tarihli ve 2021/414 Esas, 2022/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148/1, 53/1-2-3, 63 maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/1511 Esas, 2022/2530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun "Somut dava dosyasında bu hususları bütünüyle ihtiva etmeyen, sanığın fiilleri yönünden kabul olunan oluşu içermeyen ve deliller ile kabul olunan oluş arasında irtibatı göstermeyen iddianame hukuken eksik ise de, bu eksikliğin bu aşama itibarıyla ikmal olunamaz oluşu gözetilerek bu husus", " ilk derece mahkemesince kimliklerin tesbiti esnasında ve hakların hatırlatılması sırasında kimliklerin araya başkaca bir hukuki işlem konulmaksızın ardısıra tesbiti ve keza hakların hatırlatılmasının ardarda yapılması luzumuna riayet olunmadan, böylece duruşma merasiminin insicamı gözetilmeksizin duruşmaların yapılmış olması", "İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak TCK.nın 53/1-b fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile "b" fıkrasındaki bazı hak ve ehliyetlerin kısıtlanması açısından kısmen iptal edildiği gözetilmeden" ve "Kamu dava dosyasının ilgililerince kolayca incelenmesinin temini açısından; tüm evrakların dosyaya intikal tarihine göre soruşturma evraklarının dosyaya intikali sırasına göre en altta, bu evrakların üzerinde iddianamenin, bilahare sırasıyla iddianamenin kabulu kararının, kovuşturma evresinde dosyaya konulan evrakların dosyaya takılması yerine ve tensip zaptı ile duruşma tutanaklarının dosyanın en üstüne takılması, bu zabıtların yine duruşma tarihi ve celse numarası sırasıyla sağdan sola doğru celse numarası ve duruşma tarihi sırasına göre birbirini takip edip, aralarına hiç bir evrakın konulmaması şeklinde oluşturulacak dosya düzeni yerine, mezkur hususlara riayet olunmadan tazim edilen dosyanın bu haliyle Ceza Mahkemeleri Kalem Yönetmeliğine aykırı olduğu gözlemlenmiş" eleştirileri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, suçun mahiyetinin değişme ihtimalinin bulunduğuna, mağdurun şikayetinin olmadığın da gözönüne alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmesi gerektiğine, sanığın vurma eyleminin meşru müdafaa kapsamında kaldığına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, gerçeğe aykırı, asılsız tutanak düzenlendiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Her ne kadar Mahkeme tarafından yağmaya konu Redmi marka cep telefonunun değer tespiti yapılmamış ise de bu marka cep telefonunun bilinen değeri, 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca değer azlığı indirimi uygulanabilmesi için olanaklı olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki buç tarihi itibariyle paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullar dikkate alındığındaelge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükümünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.02.2025 tarihinde karar verildi.