Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1472 E. 2024/12988 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1472
- Karar No
- 2024/12988
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1498 E., 2022/705 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte yağma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Yasa'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafinin temyiz sebinin "sanık ile katılan arasında alacak- verecek ilişkisi olduğunu,duruşma zabıtlarına bakıldığında müşteki ile müvekkillerin aralarında alacak ilişkisi olduğunu doğruladığını ve babasının borcunun bulunduğunu kabul ettiği yönünde beyanlarının olduğunun görüleceğini, hükmün sanık müvekkili lehine bozulması talebine" yönelik olduğu belirlenerek, yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Olay tarihinde sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların aile şirketi olduğu, sanıkların katılan ve müteveffa babası arasında meyve-sebze alım satımı nedeniyle geçmişten gelen ticari ilişkilerinin olduğu, cari hesaptan kaynaklanan alacak-verecek meselesi bulunduğu, bu ticari ilişkiye ilişkin sipariş fişleri olduğu,bu ilişkinin taraflarca kabul edildiği, sanık ve temyiz dışı diğer sanıkların, katılan ve ailesinin işlettikleri ... isimli iş yerinin kendilerine 130.000,00-TL borcu olduğunu söyledikleri, olayın başından beri sanık ve temyiz dışı diğer sanıklarca belirtilen 130.000,00 TL borcun tahsili amacıyla senet imzalattıkları ve bu alacağın tahsili amacıyla Muş İcra Dairesi'nin 2018/1529 sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattıkları ve takibin katılan tarafından herhangi bir itiraz yapılmaksızın kesinleştiği dikkate alındığında; sanık ve temyiz dışı sanıkların eyleminin baştan beri alacaklarının tahsili amacını taşıdığı, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/1. maddesi delaletiyle 106/2.c maddesi kapsamında "Birden Fazla Kişi İle Birlikte Tehdit" suçunu işlediği gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek nitelikli yağma suçundan yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş,sanık ... müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasa'nın 304/2. maddesi uyarına yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesine, bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmesine, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.