Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2023/1408 E. 2024/12548 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1408
- Karar No
- 2024/12548
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/540 E., 2022/1537 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, Ek kararın Onanması I-)Sanık ... hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddi kararının yapılan incelemesinde; Hükmolunan cezanın miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 05.10.2022 tarihli, 2020/540 Esas ve 2022/1537 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık ... müdafiinin temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II-)Sanıklar ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; sanığın suçu işlemediğini, şüpheye dayalı mahkumiyet kararı verildiğini, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini, sonuç ceza hesaplanırken 61 inci maddeye riayet edilmediğini, yanlış hesaplama yapıldığını, iddianame ve eklerinin okunmadığını, çelişki yaratıldığını, savunma hakkının kısıtlanmadığını ek savunma ... verilmediğini, sanığın son sözünün sorulmadığını, lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığını, eksik soruşturma nedeniyle delilllerin toplanmadığını ileri sürmüş, sanık ... müdafii dilekçesinde özetle; somut delil bulunmadığını, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; sanık ... müdafii ise dilekçesinde özetle; şikâyetçinin soyut beyanı dışında delil bulunmadığını, beraatine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Mağdur ile eşinin beyanlarından ve dosya içerisinde yer alan 30.12.2016 tarihli tutanak içeriğinden nitelikli yağma suçunu geceden sayılan zaman diliminde işledikleri anlaşılan sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin (h) benti ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Dosya içerisinde yer alan 31.12.2016 tarihli tutanak içeriğine göre; nitelikli yağma suçuna konu mağdura ait banka kartını soruştrma aşamasında sanık ...'in tanık T.K. aracılığı ile görevli kolluk personeline teslim etmiş olduğnun anlaşılması karşısında; soruşturma aşamasında yapılan kısmi iadeye muvafakatının bulunup bulunmadığı mağdurdan sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/4. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 168/3-1. Maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, Temyiz edenlerin sıfatı gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.