Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/8876 E. 2013/25754 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/8876
- Karar No
- 2013/25754
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Suç örgütü kurmak ve yönetmek, Suç örgütüne üye olmak, suç örgütüne bilerek yardım etmek, yağma, tehdit, kasten yaralama, tefecilik, Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve savunmanı ile sanık ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmedilen cezaların sürelerine göre, sanık ...'nın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince; Maliye Hazinesinin suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma ve bilerek yardım etme, yağma, tehdit, kasten yaralama, evrakta sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarına katılmaya hakkı bulunmadığından Hazine vekilinin bu hükümlere yönelik temyiz isteğinin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ile sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ... ile katılan ...'e karşı yağma suçları bakımından duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede; I-Sanık ... hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, yakınanlar ... ve ... ile katılan ...'e yönelik yağma, yakınan ...'e yönelik tehdit; sanık ... hakkında suç örgütüne üye olma, yakınan ...'e yönelik tehdit; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç örgütüne üye olma; sanık ... hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Katılan ...'e yönelik yağma suçunun 5237 sayılı TCY'nın 149. maddesinin 1.fıkrası ( a, f, g ) bendlerinin, yakınan ...'e yönelik yağma suçunun 5237 sayılı TCY'nin 149. maddesinin 1. fıkrası ( f, g ) bendlerinin yanı sıra ( d ) bendine de aykırı olarak işlendiğinin gözetilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ..., ..., ..., ... savunmanları, sanık ... ve savunmanı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün kısmen isteme uygun olarak ONANMASINA, II-Sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanık ...'in örgüt üyeliğinden hükümlülüğüne karar verilmediği halde, hakkında TCY'nın 58. maddesinin 9. fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi, 2-Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden sanık ... hakkında tekerrür uygulanması ile ilgili bölümün çıkarılması, hüküm fıkrasına "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 2.400 TL avukatlık ücretinin sanıklardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren katılan Hazineye verilmesine" tümcesi eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık ... hakkında tefecilik, yakınan ...'e yönelik kasten yaralama, katılan ... ve yakınan ...'e yönelik tehdit, özel belgede sahtecilik; sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik tehdit, tefecilik, özel belgede sahtecilik, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik tehdit, tefecilik; sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; tefecilik suçunun sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede, katılan ...'e yönelik tehdit suçunun sanıklar ..., ... ve ..., katılan ...'e yönelik tehdit suçunun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Tefecilik suçu 5237 sayılı TCY'nın 241. maddesinde; "Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verme" biçiminde tanımlanan ve maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle dahi oluşan sırf hareket suçu niteliğindedir. Diğer bir ifade ile suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin önemi olmayıp bu suçun zincirleme olarak işlenmesi olanaklıdır. 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'nin 241. maddesinde tefecilik suçunun; “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,...” biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümü içerisinde yer aldığı, bu bölümün de topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu, 5237 sayılı Yasa'nın 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen “Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu, Ayrıca, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği anda suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte, 5237 sayılı Yasa'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, Oluş ve dosya içeriğine göre; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in değişik kişilere faizle para verdiklerinin kabul edilmesi ve 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarda TCY'nin 241. maddesindeki açık düzenlemeye göre süreklilik şartının aranmaması karşısında eylemlerini değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirmiş olan adı geçen sanıklar hakkında TCY'nin 43/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Yakınan ...'in 04.07.2011 günlü raporuna göre; yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmayan, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüdeki yaralama eyleminin, TCY'nin 149/2. maddesi uyarınca yağma suçunun unsuru olduğu gözetilip, kasten yaralama suçundan ceza verilemeyeceği düşünülmeden, sanık ... hakkında ayrıca TCY'nin 86/1, 3-e maddesiyle mahkumiyet hükmü kurulması, 3-Katılan ...'in 2010 yılı Ocak ayında sanık ...'dan % 20 faiz ile ödemek üzere 1000 TL aldığı, 1200 TL olarak ödediği, sanığın katılana ait senedi ödemeye rağmen iade etmediği, daha sonra katılanın yine 1000 TL aldığı, borcunu ödediği halde sanığın bu senedi de iade etmediği, altı ay sonra "Senin borçların var, ödemezsen seni yakarım icraya veririm" dediği, katılanı ... Giyim Atölyesine çağırarak iş yerinde "Senin bana faiz borcun var ödemen için sana kolaylık yapayım" dediği, masaya bir senet ve tabanca koyduğu, katılana 2250 TL bedelli senedi imzalattığı, imza atma sırasında tabancanın ağzına mermi iterek beklediği, sonraki günlerde "Bana ne zaman para vereceksin, yoksa senin dağa kaldırım" dediği, sanıklar ... ve ...'nın "...'ın parasını niye vermiyorsun, başka çaren yok seni perişan ederiz evinize geliriz" dedikleri, katılanı 17.10.2010 günü tanımadığı iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, "...'a olan borcunu en kısa zamanda öde, bir daha affetmeyiz" dediklerinin anlaşılması karşısında, a-Sanık ...'ın eylemlerini değişik zaman ve mekanlarda bizzat veya diğer sanıklar aracılığı ile birden fazla olmak üzere cebir ve tehdit ile, senede bağlanan ve ödenen alacağı yeniden ödemeyi sağlamak amacı ile gerçekleştirdiği, bu yönde yapılan tehdit eylemlerinin katılana yönelik yağma suçunun içerisinde değerlendirilmesi gerekip tek yağma suçunu oluşturduğu ve bu yönde hüküm kurulduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında ayrıca anılan katılana yönelik olarak tehdit suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, b-Oluşa göre sanıklar ... ve ...'nın katılan ...'e yönelik eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması, 4-Katılan ...'in 2010 yılının ilk aylarında ... semtinde merkezde bir yerde bulunan bir arsanın sekiz hissesinden iki hissesini ...'den 10.000 TL karşılığında satın aldığı, ...'e borcunu ödemek için sanık ...'dan 6500 TL'yi % 20 faiz ile ödemek üzere aldığı, parayı alabilmek için ...'a aracılık yapması nedeni ile 250 TL ödediği, alınan para karşılığında borçlusu katılan, kefil kısmı boş ...'dan, bu kişinin kimden aldığını söylemeksizin aracılık yaparak, aylık % 25 faiz ödemesi ile 7.000 TL aldığı, bu alınan paraya karşılık 9250 TL'lik senedi borçlu olarak imzaladığı, ...'den 2010 yılı ortalarında toplamda 6.250 TL parayı % 25 faizle, 1.850 TL ve 4400 TL olmak üzere iki defada aldığı, ...'e önce 3200 TL, ayrıca 10 Ocak 2011 tarihinde 3125 TL daha ödediği, toplamda 6250 TL aldığı faizli paranın faizlerini ödeyemediği için senetlerini alamadığı, ödeyemediği faizler karşılığında ayrıca 12.500 TL'lik yeni bir senet düzenlediği, ...'de 20.500 TL'lik üç ayrı senedinin bulunduğu, ...'dan ve ...'dan aldığı toplamda 13.250 TL. karşılığında ...'a 7.800 TL. ödediği, ödeyemediği faizler için 13.500 TL'lik senet verdiği, yaptığı ödemelere karşılık senetlerini alamadığı, katılanın, ...'ın 30.000 TL borcu olduğunu bu paraları ödediği taktirde borcunun biteceğini söylediğini belirttiği, 10.01.2011 tarihinde ...'ın tekstil satış mağazasında ... ve ...'in bulunduğu ortamda katılana boş senet, ayrıca bu senetle ilişkilendirmek için ...'den arsa hissesi aldığına dair sözleşme düzenlenip imzalatıldığı, sanık ...'ın katılana "Bu parayı ödemezsen seni İzmir'in göbeğinde ibne yaparım, biz ekmeğimizin üzerine kan doğrayıp öyle yeriz" dediği, ailesine, kardeşine zarar vereceğini söylediği, yapılan ödemeleri dikkate almadan anaparanın üzerine faiz alacağı ekleyerek uzlaşılan alacak miktarının çok üstünde ödemeyi sağlamaya yönelik gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık ... hakkında tehdit suçundan hüküm kurulması, 5-Özel belgede sahtecilik suçunun, belgenin kullanıldığı tarihte oluşacağı, somut olayda, suça konu ... tarafından sahte olarak düzenlenen, ...'ın borçlu olarak gösterildiği ve unsurları eksik olduğu için özel belge olarak kabul edilen senedin kullanılmadığının anlaşılması karşısında özel belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıklar ... ve ...'ın beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanları, sanık ... ve savunmanı, sanık ... ve katılan vekilinin temyiz dilekçelerinde; sanık ... savunmanının duruşmada ve temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... hakkında yağma suçları yönünden duruşmalı, diğer suçlardan duruşmasız temyiz incelemesi yapılan hükmün kısmen isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e, sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemleri yönünden 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, sanık ... savunmanının tahliye talebinin reddine ilişkin oybirliğiyle verilen karar 25.12.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanının yokluklarında açıkça ve yöntemce okunup anlatıldı.