Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/7953 E. 2013/15552 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/7953
Karar No
2013/15552
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hırsızlık suçundan sanık ...'nın yargılanması sonucunda, mahkemenin 20/04/2005 günlü kararı ile 2 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, dosyada hükmün sanığa Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak tebliğ edildiğine dair tebliğ evrakı bulunmamasına karşın, 14/12/2005 tarihi itibariyle kesinleştirilerek infaza verildiği, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesinden sonra duruşma açılmaksızın dosya üzerinden verilen 14/02/2006 tarihli uyarlamaya ilişkin ek kararla sanığın 5237 sayılı TCK'nın 142/2-b, 145/1, 35/1, 50/1-a. maddeleri gereğince 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı, karar aleyhine kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulduğunda Dairemizin 14/10/2009 tarih ve 2007/22303 Esas, 2009/13288 Karar sayılı kararı ile, "ek karanın dayanağını oluşturan 20/04/2005 tarihli hükümde 765 sayılı TCK'nın 492/6-7-son maddeleri uyarınca temel cezanın 5 yıl yerine 8 yıl hapis olarak belirlenip, sonrasında ise Yasanın 61 ve 81/2. maddelerinin uygulanması sonucu 2 yıl 13 ay 10 gün hapis olarak fazla özgürlüğü bağlayıcı cezaya hükmolunduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle anılan 20/04/2005 günlü hükmün, kesinleşmesine ilişkin evrakın dosya arasına konulmasından sonra kanun yararına bozma yoluyla ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılamayacağının takdiri ve bunun sonucuna göre inceleme yapılmak üzere dosyanın iadesine" karar verildiği, bunun üzerine mahkemece 20/04/2005 tarihli ilk kararın 14/07/2010 tarihinde sanığa Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği, hükmün 12/08/2010 tarihinde sanık savunmanı tarafından temyiz edildiği, temyiz talebinin süre yönünden 13/09/2010 tarihli ek kararla reddine karar verildiği, ek karanın 16/09/2010 tarihinde sanık savunmanına tebliğ üzerine ek kararın da süresi içerisinde 20/09/2010 tarihinde temyiz edildiği, Dairemizin kararı doğrultusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca yazılan sanığın yokluğunda verilen 20/04/2005 tarihli hükmün kesinleştirilmesine esas tebliğ evrakının araştırılmasına ilişkin 24/09/2012 tarihli yazı doğrultusunda yapılan araştırmada, Posta İşletme Müdürlüğü'nün 10/10/2012 tarihli cevabi yazısında, "tebligat evrakının 2005 yılı içerisinde postaya verilmiş olması nedeniyle gerek bilgisayar sisteminde, gerek arşivde herhangi bir kayda rastlanmadığının" bildirilmesi karşısında, 20/04/2005 tarihli hükmün kesinleşmediği, bu nedenle yapılan infaz işlemleri ile uyarlamaya ilişkin ek kararın hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulundukları, Her ne kadar 20/04/2005 tarihli ek karar bilahare 14/07/2010 tarihinde Tebligat Kanunu 21. maddesi hükümlerine göre tebliğ edilmiş ise de, UYAP'ta yapılan araştırmada, sanığın 16/05/2010 ila 07/09/2010 tarihleri arasında ceza evinde bulunması nedeniyle tebliğin geçersiz olup, sanık savunmanının 12/08/2010 tarihinde öğrenmekle süresinde hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, temyiz isteğinin süre yönünden reddine dair 13/09/2010 tarihli ek karara yönelik 20/09/2010 tarihli temyiz talebi yerinde görüldüğünden, mahkemenin 13.09.2010 tarih, 2002/600 esas, 2005/272 karar sayılı red kararı kaldırılarak esastan yapılan incelemede; Suçun işlendiği tarih olan 02.05.2002 ile inceleme tarihi arasında sanık hakkında uygulanan ve zaman aşımı süresi bakımından lehe olan 765 sayılı TCK'nın 492/6-7. maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 02.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/7953, K. 2013/15552, T. 02.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-7953-e-2013-15552-k-2655a2f329c3