Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/21647 E. 2013/16393 K.

Konu: Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/21647
Karar No
2013/16393
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma, Mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay 15.Ceza Dairesinin 21/03/2013 tarihli görevsizlik kararı ve Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 14/05/2013 tarihli kararı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında başkasının kimlik bilgilerini kullanmak suçundan da kamu davası açıldığı halde, bu konuda hüküm kurulmadığı anlaşılmış ise de; zamanaşımı süresi içinde bir karar verilmesi olanaklı görülmüştür. I-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCY.nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanık hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında; hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkum olan sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘5395 sayılı Yasanın 5. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların yakınanın işyerinin kapısına zarar verdiklerinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 151/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın uygulama yeri olmayan 152/1. maddesiyle hüküm kurulması, 2-Hükmolunan kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nun 50/1-f maddesiyle kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine çevrilmesi “gönüllü olmak koşuluna” bağlı olduğu halde, bu husus sanıklara sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi, 3-Sanık ... ile ilgili olarak, 5237 sayılı TCY.nın 2. maddesinin “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz” hükmünü içerdiği, yaşı küçük sanık hakkında hangi hallerde çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceğinin aynı Yasanın 31. maddesinde açık olarak belirtildiği, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin ne olduğunu gösteren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesinde de “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.” hükmü karşısında; hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkum olan sanık hakkında uygulama koşulları bulunmadığı halde, ayrıca 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 5. maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı ile tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/21647, K. 2013/16393, T. 11.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2013-21647-e-2013-16393-k-3c042eca08f7