Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2013/11965 E. 2013/13119 K.
Konu: Hırsızlığa Kalkışma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/11965
- Karar No
- 2013/13119
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlığa Kalkışma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlığa kalkışma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/03/2013 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkında, yakınan ...'e yönelik hırsızlığa kalkışma suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK.nın 491/4. maddesindeki hırsızlık suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suç tarihi olan 29.07.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanıklar hakkında, yakınan ...'ya yönelik hırsızlığa kalkışma suçundan kurulan hükümlerin incelemesine gelince; Sanık ... ... hakkında erteleme hükümleri değerlendirilirken, tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat gelmediğinden bahisle talebin reddedilmesine karar verildiği, aynı gerekçenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-b. maddesi uyarınca da aranan şartlardan olduğu, sanık ... ...'ın ise hırsızlık suçundan önceki hükümlüğü bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 1-Sanıkların hırsızlığa kalkışma suçunu, gündüz 15.00 sıralarında yakınana ait konutun muhkem bulunan kapı kilidini tornavidayla zorlamak suretiyle gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, eylemlerinin 765 sayılı TCK.nın 493/1 ve 5237 sayılı TCK.'da ise 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, 2-5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların yakınana ait konutun muhkem bulunan kapı kilidini tornavidayla zorlamak suretiyle gerçekleştirdikleri hırsızlığa kalkışma eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/1, 119-c maddesinde belirtilen birlikte konut dokunulmazlığını bozmaya kalkışma suçunu da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması, 3-5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 493/1, 81/2-3 (sanık ... hk.da), 522/1 (sanık ... hk.da pek hafif ), 59/2. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 35/2, 62/1, 53/1, 116/1, 119/1c, 35/2, 62/1, 53/1. maddeleri uyarınca her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılıp lehe olan yasanın yapılacak uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.