Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/5900 E. 2012/18735 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/5900
Karar No
2012/18735
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 522, 523/1, 2253 sayılı Kanun'un 12/2, 647 sayılı Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 121.680.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/07/2000 tarihli ve 2000/261 esas, 2000/342 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, adı geçen sanığın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 492/1, 522, 523/1, 2253 sayılı Kanunun 12/2, 647 sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 120,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına İlişkin, aynı Mahkemenin 09/05/2007 tarihli ve 2006/337 esas, 2007/225 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 27/04/2010 tarihli ve 2008/261 esas, 2010/4964 sayılı ilâmı ile bozulması sonucunda yapılan yargılama üzerine, dava zamanaşımının dolmuş olmasından dolayı 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine dair anılan Mahkemenin 24/09/2010 tarihli ve 2010/411 esas, 2010/590 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23/01/2012 gün ve 2011/951/3897 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2012 gün ve KYB/2012/28757 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 27/02/2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında; sanık hakkındaki kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin, yazılı biçimde karar verilmesine isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre; Hükümlü ... hakkında, Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2000 tarih, 2000/261-342 sayılı ilamı ile hırsızlık suçundan verilen para cezasına ilişkin kesinleşmiş kararın, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasa hükümlerine göre uyarlama yargılaması kapsamında değerlendirme yapılması için açılan duruşma sonucunda, dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşme kararı verildiğinin anlaşılması karşısında; kesinleşmiş hükümlerde dava zamanaşımının işlemeyeceği öngörülmediği gibi, 5252 sayılı Yasanın 9/4. maddesi uyarınca kesin hükümle sonuçlanmış davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hüküm belirlenmesi amacıyla yapılan yargılamalar bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı yönündeki amir hükmü de gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, hükümlü hakkında Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 24.09.2010 tarih, 2010/411-590 sayılı hükmün 5271 sayılı CMY.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, müteakip işlemlerin mahallince yerine getirilmesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/5900, K. 2012/18735, T. 01.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-5900-e-2012-18735-k-c56c52e345e5