Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/24401 E. 2013/25532 K. – Yağma, Sahtecil

Konu: Yağma, Sahtecilik, Dolaşım Özgürlüğünü Kısıtlamak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/24401
Karar No
2013/25532
Karar Tarihi
Konu
Yağma, Sahtecilik, Dolaşım Özgürlüğünü Kısıtlamak

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, sahtecilik, dolaşım özgürlüğünü kısıtlamak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2012 tarihli kenar yazısı ile Dairemize gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükmolunan cezaların tür ve sürelerine ve yasal sürede olmamasına göre sanık ... savunmanının duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca REDDİNE, Yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarında Mahkemenin uygulamasına göre suç tarihinin Haziran 1998 olduğu anlaşılarak yapılan incelemede; I. Sanık ... hakkında 765 sayılı TCY'nın 350.maddesindeki suçtan kurulan hükmün incelenmesinde; Mahkemece verilen 09.10.2003 günlü karara karşı sanık ... savunmanının temyiz itirazının yasal süreden sonra olması, katılan vekilinin ise bu suça yönelik temyiz hakkı bulunmadığından söz edilerek Dairemizin 10.05.2006 tarihli kararı ile temyiz istekleri reddedilerek kesinleştiği, bu aşamadan sonra bozulmasına karar verilen hükümler yönünden yargılamaya devam edilerek inceleme konusu 15.05.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, bu suç yönünden hükümlü konumuna geçen ... hakkındaki kesinleşen hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada görülen diğer suçlar yönünden verilen hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi ve Dairemzi tarafından bozulması üzerine, hakkında sahtecilik suçundan kurulan hüküm kesinleşmiş olan ...'in bu suçu da tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 15.05.2008 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir. Bu nedenlerle ... hakkında sahtecilik suçundan verilen 15.05.2008 tarihli karara yönelik konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, II. Sanık ... hakkında yağma ve yakınanın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Mahkemece hükmün gerekçesinde lehe yasa değerlendirilmesi yapılıp, sanık yararına olan uygulama belirlenerek buna göre hüküm fıkrasında uygulanması gereken yasaya göre kurulan hükmün yer alması yerine lehe yasa değerlendirilmesinin hüküm fıkrasında yapılması; yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının ( a-c-h ) bentlerinin yanı sıra ( d ) bendine de aykırı biçimde; silahla, geceleyin ve birden fazla kişi ile birlikte konutta işlendiği halde, sanık hakkında hüküm kurulurken aynı Yasanın 149/1-d bendinin gösterilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında; yakınanın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçunda 5237 sayılı TCY'nın 109/2-b bendinin uygulanmaması aynı maddenin (a) bendinin uygulanması nedeniyle sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Mahkemece hükmün gerekçesinde lehe yasa değerlendirilmesi yapılıp, sanık yararına olan uygulama belirlenerek buna göre hüküm fıkrasında uygulanması gereken yasaya göre kurulan hükmün yer alması yerine lehe yasa değerlendirilmesinin hüküm fıkrasında yapılması; yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1. fıkrasının ( a-c-h ) bentlerinin yanı sıra ( d ) bendine de aykırı biçimde; silahla, geceleyin ve birden fazla kişi ile birlikte konutta işlendiği halde, sanık hakkında hüküm kurulurken aynı Yasanın 149/1-d bendinin gösterilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında; yakınanın dolaşım özgürlüğünü kısıtlama suçunda 5237 sayılı TCY'nın 109/2-b bendinin uygulanmaması aynı maddenin (a) bendinin uygulanması nedeniyle sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; İstanbul 1 no.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından 04.12.2001 tarihinde verilen ilk hükümde 765 sayılı TCY'nın 499/1, 522/1 ve 59/2.maddelerine göre sanığın yağma suçundan 19 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın yağma suçu yönünden sanık savunmanı tarafından temyiz edildiği ayrıca kendiliğinden de temyize tabi olması nedeniyle Dairemizce incelenerek 08.11.2002 tarihli kararla bozulduğu, bu aşamadan sonra anılan Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, bu Mahkemece 9.10.2003 tarihli kararın ve aşamalardan sonra inceleme konusu 15.5.2008 günlü kararın verildiği anlaşılmıştır. Bu kararda 765 sayılı TCY'nın 499/1-2.cümle, 80, 522, 59/2.maddelerine göre sanığın 22 yıl 8 ay 6 gün hapis cezasıyla hükümlendirileceği, 5237 sayılı TCY'nın 149/1-a-c-h, 62.maddelerine göre 8 yıl 4 ay; 149/1-a-c-h, 62.maddelerine göre 8 yıl 4 ay ve 109/2-3a, 62.maddelerine göre 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanık yararına olduğundan söz edilerek bu maddelere göre hüküm kurulduğu, ilk verilen 04.12.2001 tarihli karara göre 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesindeki kazanılmış hakkının korunmadan fazla cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/24401, K. 2013/25532, T. 04.12.2001, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-24401-e-2013-25532-k-e63decaecce7