Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/18293 E. 2013/15529 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2012/18293
Karar No
2013/15529
Karar Tarihi

Yağma ve ruhsatsız silah taşımak suçlarından sanık ...'nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 497/1, 81/2-3, 81/1, 71 ve 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 13/1. maddeleri uyarınca 15 yıl 4 ay ağır hapis, 1 yıl 1 ay 6 gün hapis ve 91.440.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, yağma suçundan sanık ...'nun, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 497/1 ve 81/1-3. maddeleri uyarınca 15 yıl 1 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, yağma suçundan sanık ... ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 497/1 ve 71. maddeleri uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair AKHİSAR Ağır Ceza Mahkemesinin 30/12/2012 tarihli 2000/277 esas, 2002/235 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 149/1, 150/2 ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun 13/1. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis, 1 yıl hapis ve 91.00 yeni Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'nun 149/1 ve 150/2. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1 ve 150/2. maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve (2000/277 esas, 2002/235 karar) 2005/294 değişik iş sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 10.09.2012 gün ve 2012/14327/51151 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2012 gün ve KYB/2012/240427 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 02.10.2012 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede, 1- 5237 sayılı Kanun’un 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesinde, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 150/2. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim imkanı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, "değer azlığının" 5237 sayılı Kanun'a özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme imkanı varken, yanlızca ihtiyacı kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma halinde, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, kanuni ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanıkların cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi gereğince indirim yapılmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Mahkemece değer azlığı nedeniyle takdire dayalı olarak yapılan indirim yönünden, kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, 5237 sayılı Yasanın 150. maddesi uyarınca indirim yapılmaması gerektiğine ilişkin iki numaralı kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.Bu nedenle, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlüler yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, yağma suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler dikkate alınarak, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesi için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Usul ve Yasaya aykırı olduğundan, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 24.09.2012 gün ve 2012/240427 sayılı gönderme yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile yağma suçundan hükümlüler ..., ... ve ... ... haklarında Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen, 22.06.2005 gün ve (2000/277-2002/235 Esas, Karar) 2005/294 sayılı ek kararın CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Yasasının 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca Mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 02.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2012/18293, K. 2013/15529, T. 02.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2012-18293-e-2013-15529-k-c0a206fdc973