Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/15032 E. 2012/23293 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/15032
- Karar No
- 2012/23293
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM: TCK 142/1-c, 143 maddeleri gereğince 4 yıl hapis cezası, Mahkemenin yeni TCK hükümlerini dikkate alarak oluşturduğu bu yeni hüküm sanık lehine olduğundan Mahkemenin 2000/524 esas, 2001/1059 karar sayılı kararının infazına yer olmadığına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince; 1-) 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10 ve ll. maddeleri uyarınca Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olduğu gözetilmeden, görevsizlik kararı verilmesi yerine lehe yasanın belirlenmesi, 2-) 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması, 3-) 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasa'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nın 492/6, 522/1 ( pek fahiş), maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; hükümlünün, üç arkadaşı ile birlikte önceden fikir ve eylem birliği için de geceleyin, bir dinlenme tesisinde park halinde bulunan otobüsün şoför dinlenme bölümündeki kolide bulunan yakınana ait altın ve parayı, yolcu gibi binerek çaldığı ve yakalanan hükümlü ve arkadaşlarının soruşturma aşamasında bir miktar para ve altını yakınana iade ettiklerinin anlaşılması karşısında; hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 492/6-son, 522 (pek fahiş) ve 2918 sayılı Yasa'nın 119. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 142/1-c, 143/1, 168/1-4 ( kısmi iade nedeniyle hükümlü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yakınanın rıza göstermesi durumunda), 53. maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasa'nın belirlenmesi zorunluluğu, 4-) Kabule göre de; kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetinin yasal sonucu olarak hükümlü hakkında, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'un temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.