Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/12914 E. 2013/4137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12914
- Karar No
- 2013/4137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Kısmen Mahkumiyet, Kısmen Ceza Verilmesine Yer Olmadığı TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ..., savunmanları, sanık ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2012 tarihli kenar yazısı ile Daireye gönderilerek başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanıklar ... ve ... hakkında, yağma suçu için kurulan hüküm yönünden duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunmalar doğrultusunda yapılan incelemede; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıklar ... ve ...'nun aşamalardaki savunmalarına, dosya içerisindeki kanıtlara, dosyaya ibraz edilen Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.11.2009 gün ve 2005/285 Esas, 2009/308 Karar sayılı ilamına ve bu karara ilişkin internet ortamında UYAP'tan çıkartılan Yargıtay 15.Ceza Dairesi'nin 17.09.2012 gün ve 2012/9897 Esas, 2012/41476 Karar sayılı ilamına göre; katılan ...'un, kurduğu şirket aracılığıyla 2003 yılında, sanıklar ... ve ...'nun yurt dışından kendilerine kredi sağlayacağını belirtmek suretiyle, masraf adı altında paralarını aldığı ve edimlerini yerine getirmeyerek, sanık ...'i 270 Bin Dolar, sanık ...'nu 326 Bin Dolar zarara uğratıp dolandırdığı ve ortadan kaybolduğu iddiası ile hakkında sanık sıfatıyla Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nde dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı ve mahkemece görülen dava sonucunda her iki sanığa (dolandırıcılık suçlarının yakınanlarına) yönelik eylemlerinden dolayı ...'un 5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince yakınan sayısı kadar cezalandırılmasına karar verildiği, aynı dava dosyasında başka bir mağduru da aynı şekilde dolandırdığı kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu, kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 15.Ceza Dairesi'ne gönderildiği, temyiz incelemesi sonucunda, inceleme tarihi itibariyle, 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince zamanaşımı dolduğundan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanıklar ... ve ...'nun diğer sanıklarla birlikte hareket etmek suretiyle, katılanı 01.03.2004 günü zor kullanmak suretiyle kaçırdıkları, bir otelde 17.03.2004 gününe kadar alıkoyup, dolaşım özgürlüğünü kısıtladıkları ve tehdit etmek suretiyle zorla senetler imzalattıkları iddiası ile kamu davası açılmış; sanıklar ... ve ... iddiaya konu senetlerin katılan tarafından borçlarına karşılık verildiğini belirtmişler, atılı suçlamayı kabul etmemişler, diğer sanıklar da eyleme katılımlarının olmadığını savunmuşlardır. Tartışmalı olan ve kanıtlanması gereken husus; dosyada fotokopileri bulunan, bir tanesinde borçlusu ..., alacaklısı ... olan 250.000 Dolarlık senedin ve diğer borçlusu ..., alacaklısı ... olan 250.000 Dolarlık senedin, dolandırıcılık suçuna konu olan haksız çıkarların karşılığı olarak katılandan alınıp alınmadığının ispatlanması sorunudur. Bu nedenle öncelikle, Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/285 Esas ve 2009/308 Karar sayılı dosyasının denetim olanağının sağlanması için getirtilmesi, bu davada yakınanların (sanıklar Sabahattin Sertçelik ve ... ...'nun) ... tarafından dolandırıldıklarını iddia ettikleri haksız çıkarların miktarlarının belirlenmesi, bu konuda Kadıköy 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği miktarların esastan temyiz incelemesine tabi tutulmadığı için yeniden değerlendirmeye alınması, bu tesbite ilişkin belge olup olmadığının araştırılması, dolandırıcılık suçuna konu paranın, ... tarafından, ... ve ...'ndan alındığı tarih ile, ...'un kaçırılıp zorla senetlerin imzalatıldığı tarih arasında, paranın değer kaybı ve ticari faiz miktarı da gözetilerek 250.000'er Dolar karşılığına erişip erişmeyeceğinin ve katılan ...'un suç tarihi ve öncesinde sahibi olduğu iddia edilen Som International Consuting Financial Services (USA) LLC isimli şirketin fiilen ve hukuken mevcut olup olmadığının araştırılması, mevcut ise bu şirkete ait ticari ve muhasebe defter ve kayıtları getirtilip, uzman bilirkişi heyetince inceleme yaptırılmak suretiyle, katılan taraf ile sanıklar ... ve ... arasındaki hukuki ilişkilerin tespit edilmesi, bu ilişki çerçevesinde düzenlenen sözleşmelerin bulunup bulunmadığının, kayıtlı sözleşmeler bulunuyorsa bu belgeler çerçevesinde tarafların üstlendikleri karşılıklı edimlerinin ve bu edimlere dayanak oluşturan borç ve alacak belgelerinin ve içeriklerinin belirlenmesi ve sonucuna göre, suç vasfının ve eyleme katılan sanıkların hukuki durumlarının yeniden takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-5237 sayılı TCK'nın 28. maddesinde, kusurluluğu ortadan kaldıran sebeplerden, cebir ve tehdit etkisinde kalınarak, suç oluşturan bir fiilin işlenmesi halinde, bu fiili işleyen kişiye ceza verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu maddenin işletilebilmesi için, cebir halinde tatbik edilen kuvvet, tehdit halinde gerçekleştirileceği beyan edilen saldırının ve zararın oluşturduğu korku, bu cebir ve tehdide maruz kalan kişiyi kendisinden talep edilen haksız bir davranışı (suç oluşturan fiili) icra etmeye mecbur edecek boyutta olması gerekmektedir. Somut olayda; toplanan kanıtlara ve sanık ...'ın savunmasına göre; suç tarihinden önce bir dönem katılan ...'un işyerinde çalıştığını, bir süre sonra aralarında gönül ilişkisinin başladığını ve katılanın yeni kurduğu şirkete hissedar olduğunu, sanıklar ... ve ...'nun diğer sanıklarla birlikte katılan ile iş görüşmesi yapmak için Denizli'ye gelmeleri üzerine, burada sanık ... ile tanıştığını, ...'in, “Katılanın kendilerini ve başkalarını dolandırdığını” söylediğini, Denizli'de 6 ay boyunca ... ile birlikte otelde aynı odada kaldıklarını, ...'i Devlet görevlisi olarak tanıdığını ve tehdit içeren konuşmalarından korktuğu için onların yanında bulunduğunu belirtmiştir. Katılanın, sanıklar ... ve ...'nun kaldığı odada tutulması aşamasında, sanıklar ... ile ... arasındaki önceye dayalı münasebet çerçevesinde, sanık ...'in, sanık ... üzerinde, tehdit halinde gerçekleştiriceğini beyan ettiği “başına kötü şeyler geleceği” ne dair sözlerin, bu nitelikteki tehdide maruz kalan sanık ...'ı kendisinden talep edilen haksız bir davranışı (suç oluşturan fiili) icra etmeye mecbur edecek boyutta olmadığı gözetilmeden, olayda unsurları oluşmayan anılan Yasa maddesi ile uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz dilekçelerinde ve sanık ... savunmanları Avukat ... ile Avukat ...'in ve sanık ... savunmanları Avukat ... ve Avukat ...'in duruşmada ileri sürdükleri tüm itiraz ve savunmaları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanıklar ... ve ... hakkında, yağma suçu yönünden duruşmalı temyiz incelemesi yapılan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 06.03.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'in katıldığı oturumda, sanık ... savunmanı Av. ...'in yüzüne karşı, diğer sanık ... ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.