Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/12081 E. 2013/6543 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12081
- Karar No
- 2013/6543
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : TCK'nın 86/2, 53/1, 58/6.maddeleri gereği 4 ay hapis cezası Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ...’nun temyiz talebinin incelenmesinde, Yüze karşı 25.05.2009 günü verilen hükmü yasal süresinden sonra 08.06.2009 günü temyiz eden sanık ...’nun bu konudaki isteğinin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, II-O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığa yüklenen yağma eylemi için kanun maddesinde öngörülen cezanın alt sınırına göre, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca atanan zorunlu savunmanı bulundurulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasanın 188/1. ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, 2-Sanığın olay günü para karşılığında cinsel ilişkide bulunmak için yakınanı aracına aldığı, yer konusunda anlaşamayıp sanığın kendi istediği yere yönelmesi üzerine yakınanın aracın kontak anahtarını çıkartıp durmasını sağladığı, bunun üzerine sanığın bıçak çekip, dövmek suretiyle basit şekilde yaraladığı yakınanın cep telefonunu, A harfli altın zincir, 2 adet yüzüğünü ve bir miktar parasını aldığı, bir fırsatını bulan yakınanın araçtan inip yakındaki bir işyerinden polisi aradığı, bu arada sanığın kontak anahtarı yakınanda kaldığı için araçtan inerek kaçtığı, olay yerine gelen polisin aracın içinden yakınanın cep telefonunu ve altın zincirini ele geçirdiği, diğer eşyaların ise sanık tarafından götürüldüğünün anlaşılması karşısında; yakınanın aşamalarda değişmeyen anlatımına, oluş ve tüm dosya kapsamına göre eylemin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın tekerrür uygulamasına esas alınan ilamda gözüken en ağır cezanın dikkate alınması gerekirken, iki ayrı suçtan verilen toplam cezanın mükerrirlik uygulamasına esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2013 tarihinde Sayın ...’nın muhalefetiyle oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif Üye) Karşı Oy: Katılan ...'in hayat kadını olduğu ve para karşılığı cinsel ilişkiye girerek geçimini temin ettiği, olay tarihinde akşam saatlerinde yol kenarında müşteri beklediği sırada sanık ...'in cinsel amaçla katılanı aracına aldığı ve 25 TL karşılığı cinsel ilişkiye girme konusunda anlaşmaya vardıkları, katılanın aracın arkasına bindiği ve hareket ettikleri; ancak ilişkiye girecekleri yer konusunda aralarında tartışma çıktığı ve tartışma sırasında katılanın sanığı kesici aletle ensesinden yaraladığı bunun üzerine sanığın da katılanı darp ettiği ve olay yerine başkalarının geldiğini gören sanığın aracı bırakarak kaçtığı ve olay yerinin yaklaşık 100 metre uzağında bekleyen katılanın kolluk görevlilerini aradığı ve olay yerine gelen görevlilerin aracı terkedilmiş halde buldukları ve araç içerisinde katılana ait cep telefonu ve kolyenin ele geçtiği; Oluşu anlatılan şekliyle yerel mahkemece kabul edilen olayda, sanığın yağma kast ve iradesinin bulunmadığı, katılan ile sanığın arasında tartışma çıktığı ve her ikisinin de basit şekilde yaralandıkları; öncelikle katılanın anlatımlarının aşamalarda çelişkili olduğu ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu; şöyleki, katılan ilk ifadesinde, sanığın bıçakla kendisini tehdit ettiğini, zorla kolye, bilezik, cep telefonu, 250 TL para ve küpelerini aldığını, boğazını sıkarak kendisini boğmak istediğini belirttiği halde gasp edildiği iddia edilen cep telefonu ve kolyenin sanık tarafından terkedilen araç içinde bulunduğu, doktor raporuna göre katılanın boynunda ve kulaklarında herhangi bir darp-cebir izi ve ekimotik alan bulunmadığı; sanığın savunmasına göre alınan raporunda ensesinde 3-4 günlük kesi izinin bulunduğunun belirtildiği; tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde; kendisine ait araçla elinde bıçak olduğu iddia edilen bir erkeğin bir kadını gasp ettiğinin kabul edilmesi halinde; aracı olay yerinde bırakıp gitmesinin, gasp edildiği iddia edilen cep telefonu ve kolyenin araç içerisinde bırakılmasının ve bıçaklı bir erkeğin bir bayandan kaçmasının hayatın olağan akışına aykırı hareket ve davranışlar olduğu ve bu nedenle katılan anlatımlarına itibar edilemiyeceği sanığın anlatımlarının oluşla örtüştüğü vicdani kanaatiyle delillerle doğrudan temas eden yerel mahkeme hükmünün doğru olduğu ve olayda gasp suçunun oluşmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. Muhalif Üye ... -