Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/11806 E. 2012/24227 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/11806
- Karar No
- 2012/24227
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Cinsel saldırı, Özgürlüğü kısıtlama HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Hükümlüler savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlüler hakkında yakınan...’a karşı cinsel saldırı ve özgürlüğünü kısıtlama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; hükümlüler ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA; Hükümlüler hakkında yakınan ...’a karşı yağma eyleminden kurulan hükümlerin incelenmesinde; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak; 1-Hükümlülerin, 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlü hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak; 53. maddenin yerine, “Hükümlülerin, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen hükümlüler hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Hükümlüler hakkında yakınan ...’a karşı özgürlüğünü kısıtlama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, Ancak; 5237 sayılı TCK.nın 109/5. maddesinde öngörülen “suçun cinsel amaçla işlenmesi” durumunun, yalnızca cinsel saldırıya maruz kalan mağdur yönünden bir artırım nedeni olarak uygulanabileceği gözetilmeden, hükümlüler yararına olan yasanın belirlenmesi amacıyla, yakınanın özgürlüğünün kısıtlanması suçu nedeniyle anılan yasadan hüküm kurulurken, 109/2-3-b maddesi uyarınca verilen 4 yıl hapis cezasının, aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırılarak 6 yıl hapis cezası olarak belirlenmek suretiyle sonuçta 765 sayılı TCY.nın hükümlüler yararına olduğu kabul edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması; Bozmayı gerektirmiş, hükümlüler ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.