Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/9995 E. 2012/12773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/9995
Karar No
2012/12773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, sahte pasaport kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Hükümlü hakkında yağma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-Hükümlü hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet, sahte pasaport kullanmak suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesine gelince, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Suçların niteliği, cezaların türü ve süresine göre; hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Yasa ile değişik, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabul ve uygulamaya göre de, 2-6136 sayılı Yasaya muhalefetten hüküm kurulurken, 5237 sayılı Yasa hükümleri lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, hürriyeti bağlayıcı cezanın yanı sıra hükmedilen para cezasının 765 sayılı Yasa dönemine göre belirlenmesi suretiyle eksik para cezası tayini, 3- Belli süre ile hapis cezasına mahkum olmak, cezanın uyarı gereksinimini ve kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayabilir. Kısa süreli hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesi toplum barışı açısından bir zorunluluk göstermeyebilir. İşte bu hal için seçenek yaptırımlara hükmedilebilir. Seçenek yaptırımlara uyararak hareket edenin kendisi için yararı ve hukuki sonuçları vardır. Olayda mevcut seçenek yaptırımların belirlenmesinde, kişiselleştirme ve bireyi topluma kazandırma gibi olgular ile cezanın karşılığı yaptırımın infazının da dikkate alınması gerektiği muhakkaktır. Kısa süreli hapis cezalarına karşı seçenek yaptırımlarının uygulanması 5237 sayılı TCK'nın 50, 647 sayılı infaz kanunun 4. maddesinde birbirine benzeyen yaptırımlar şeklinde anılan yasalarda yerini bulmuştur. Her iki kanunda görülen bu yasa normlarının uygulanması mahkemenin taktir yetkisindedir. Bu takdir de iki hususa ilişkin bulunmaktadır. Bunlardan biri faiil için seçenek yaptırıma hükmedilip hükmedilmeyeceği, diğeri de para cezasına mı yoksa güvenlik tedbirine mi hükmedileceği yönündeki taktiri kapsamaktadır. Mahkeme bütün bu hususlarda taktir yetkisini kullanırken suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki pişmanlığı ve suç işlemesindeki özellikleri gözönünde bulunduracaktır. “Bir yerlere gitmeme ve belirli etkinlikler yapmadan yasaklanma” seçenek tedbiri seçilecekse bu durumda belli yerler ve etkinlikler sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde yada zararlı alışkanlıkları edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasına, çevresel psikolojik sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikliyen yerler ve etkinliklerden ayrık tutulabileceğinin belirlenmiş olması gerekir. Dolayısıyla belli yere gitme veya etkinliğin yapılmasına ilişkin yasaklanmanın failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin bulunması gerekir; yani çevrilen seçenek tedbiri işlenen suçla bağlantılı olmalıdır.Aksi halde hakim taktirinden bahsedilemez. Ayrıca seçenek tedbirin infazıda duraksama yaratmamalıdır. Hal böyle olunca söz konusu tedbir kararının sanığı suça yönlendiren ortamdan ayrık tutacak bir şekilde ve infazında da duraksama yaratmayacak biçimde verilmesi gerekirken, hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezalarının yaş küçüklüğü nedeniyle, “4 ay süreyle futbol maçlarına gitmekten yasaklanmasına” şeklinde tedbir kararına çevrilmesine hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/9995, K. 2012/12773, T. 21.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-9995-e-2012-12773-k-02ddc204c5fb