Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/1602 E. 2013/11015 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/1602
Karar No
2013/11015
Karar Tarihi

Hırsızlık suçundan sanık ...’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında 53/1. maddesinin uygulanmasına dair BAKIRKÖY 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/02/2009 tarihli ve 2004/398 esas, 2009/49 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26/12/2010 gün ve 2010/15029/76204 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/01/2011 gün ve KYB/2011-1562 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 03/02/2011 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, müştekinin oturduğu evin bulunduğu sokak üzerine park ettiği aracının sabahleyin park edilen yerde bulunmaması üzerine yapılan araştırmada sanık tarafindan kullanılırken yakalandığı olayda, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 142/l-b maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Zorunlu müdafiliğe ilişkin CMK'nın 150. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 18.3.2008 tarih 2008/9-7-56, 21.12.2010 tarih 2010/11-251-267 ve 20.03.2012 gün 2011/6-235-2012/110 Esas ve Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, "Kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılan tefhim veya tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı; bu durumda zorunlu savunman, sanığın lehine bazı işlemler yapmış, örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa dahi, hükmün sanığa da tebliğ edilmesi ve onun tarafından temyiz dilekçesi verilmesi hâlinde, isteminin kabul edilmesi gerektiğinin," belirtilmesi karşısında; sanığın yokluğunda verilen Bakırköy 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2009 tarihli hükmünün, anılan mahkemenin istemi üzerine atanan savunman Avukat ...'a tebliğ edilip temyiz edilmediği, kararın sanığa da tebliğ edilmediği, bu bağlamda anılan kararın kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek; ./. -2- 1- Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 3.2.2009 gün, 2004/398 Esas ve 2009/49 Karar sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE, 2- Sanık ...'a anılan kararın usulüne uygun olarak tebliği ile buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 13.05.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/1602, K. 2013/11015, T. 13.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-1602-e-2013-11015-k-0291170ae2a5