Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2011/15756 E. 2013/24495 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2011/15756
Karar No
2013/24495
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yoklukta verilen kararın, sanığın kardeşine tebliğ edildiği ancak tebligat parçasında tebliğ yapılan kişinin sanıkla aynı konutta beraber yaşan kimselerden olup olmadığı, tevzi saatinde sanığın ikametinde bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa nerede olduğunun şerh düşülmediği gibi tebliğ tarihinde sanığın askerde olduğunu ileri sürerek temyiz dilekçesi ile birlikte temyiz hakkı tanınması yönünde eski hale getirme isteğinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın temyiz isteminin süresinde kabul edilerek ve Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 23.09.2008 tarih, 2007/47- 2007/497 sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Sanığın yakınanana ait motosikleti bina vasfındaki apartmanın merdiven boşluğundan çaldığının anlaşılması karşısında; eylemin, TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 141/1. maddesiyle uygulama yapılması ve sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2011/15756, K. 2013/24495, T. 03.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2011-15756-e-2013-24495-k-874c419df42c