Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/9902 E. 2012/1625 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9902
- Karar No
- 2012/1625
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hırsızlık, İşyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, sanık ... Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında, yakınanlar ... ve ...’ya karşı mala zarar verme, yakınan ...’e karşı geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma, sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ya karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hırsızlık suçlarından hükmolunan cezaların geceleyin işlenmesi nedeniyle TCY.nın 143/1. maddesi uyarınca cezada artırım yapılırken uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi, yerinde eklenebilir yazım hatası kabul edildiğinden; sanık ... hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı yasanın 119/1-c maddesiyle artırılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 2-5237 sayılı TCY. uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, en çok cezayı içeren bir tek hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanık ...’nin birden çok cezayı içeren Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.2.2007 gün ve 2006/899-2007/59 sayılı ilamıyla Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 gün ve 2005/39 – 2006/828 sayılı ilamının birden TCY.nın 58. maddesi uygulamasına esas alınması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından her iki sanık hakkında TCY’nın 53. maddesinin ve sanık ... hakkında 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak 53. maddenin yerine, “Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümleleri; 58. maddenin yerine ise “Sanık ...’ye, Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 14.2.2007 gün ve 2006/899-2007/59 sayılı kararıyla verilip 13.4.2007 tarihinde kesinleşmiş ve içinde birden çok cezayı içeren ilamında yer alan hırsızlık suçundan verilme 2 yıl 4 ay hapis cezası esas alınarak TCY.nın 58/6-7. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümleleri yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Sanıklar ... ve ... hakkında yakınanlar ... ile ...’e karşı gerçekleştirilen hırsızlık suçlarına ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanıkların yakınan ...’na karşı gerçekleştirdikleri hırsızlık eyleminin geceleyin işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde gösterilmeden, hükmolunan cezanın TCY.nın 143/1. maddesiyle artırılması; 2-Yakınan ...’e karşı hırsızlık suçu nedeniyle olay yerinde yapılan 19.06.2009 günlü keşif sırasında dinlenilen tanık ... ...’in anlatımlarıyla, sanıkların aşamalardaki savunmalarından; suça konu motosikletin evin önünde, herhangi bir yere sabitlenmeden tekerinden kilitlenmek suretiyle park halindeyken çalındığının anlaşılması karşısında; olaya ilişkin bilgi ve görgüsü olmayan yakınanın anlatımına dayanılarak TCY.nın 141/1. maddesi yerine 142/1-b maddesiyle yazılı biçimde uygulama yapılması; 3-Hırsızlık suçlarından hükmolunan cezaların geceleyin işlenmesi nedeniyle TCY.nın 143/1. maddesi uyarınca cezada artırım yapılırken uygulama maddesinin karar yerinde gösterilmemesi, 4-Sanıkların, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; 5-5237 sayılı TCY. uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilirken, 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, en çok cezayı içeren bir tek hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanık ...’nin birden çok cezayı içeren Denizli 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.2.2007 gün ve 2006/899-2007/59 sayılı ilamıyla Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2006 gün ve 2005/39 – 2006/828 sayılı ilamının birden TCY.nın 58. maddesi uygulamasına esas alınması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ile savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 08.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.