Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/8966 E. 2013/6778 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8966
- Karar No
- 2013/6778
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay ilgili Ceza Dairesinin verdiği bir bozma kararı üzerine yerel mahkeme anılan bozma kararına uyma ve/veya bozma kararına uymama (direnme) kararı vermesi mümkündür. Bozmaya uyma kararı bir ara karar olmadığından, bundan dönmesi de olanaklı değildir. Bozmaya uyma kararı veren mahkeme artık bozma doğrultusunda işlemleri yapmak zorundadır. Bu nedenle Dairemizin 06.03.2007 günlü bozma ilamına, mahkemenin 31.05.2007 günlü oturumda uyma kararı vermiştir. Bu aşamadan sonra 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, 765 sayılı TCY’nın 493/1-2-son, 61, 81. maddeleriyle, 5237 sayılı TCY’nın 142/2-d, 143/1,35/2, 53; 116/2-4, 119/1-c, 53; 151/1, 53.(mala zarar verme suçu yönünden uzlaşma hükümleride değerlendirilerek) maddeleri uyarınca ayrı ayrı uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak, lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekmektedir. Hal böyle olunca önceki hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bozmadan sonra kurulacak hükme tayin edilecek ceza miktarı öncesi hükümde saptanan ceza miktarını aşamaması, 1412 sayılı CMUK’nın 326. (5271 sayılı CMK’nın 307.) maddesinde anlamını bulan kazanılmış hak sadece ceza miktarına ilişkin bir yasa norm olması, kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilerek, Dairemizin 06.03.2007 tarihli bozması doğrultusunda sanık hakkında hırsızlık suçundan uygulama yapılırken eylemin 765 sayılı TCK’nın 493/1-2-son, 61, 81. maddeleri uyarınca uygulama yapılıp sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle önceki hükümde verilen 1 yıl 2 ay hapis cezasını korumak gerekirken, yazılı şekilde aynı Yasanın 493/2, 61 ve 81. maddeleriyle uygulama yapılması kanuna aykırı ise de; uygulama sonuç olarak sanığın açıkca lehine olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, uyulan bozmaya ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Birlikte suç işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2.maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkartılıp, “yargılama giderinin sanıklardan payları oranında ayrı ayrı alınmasına” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.