Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/7428 E. 2012/12379 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7428
- Karar No
- 2012/12379
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ... savunmanı, ile hükümlü ... savunmanı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosyada bulunan ve Antalya l.Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/230 veya Alanya Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/230 esas sayılı dosyalarından birine ait olma olasılığı bulunan SSK Genel Müdürlüğünün şikayeti ile ilgili klasör ve belgelerin ait olduğu dosya araştırılarak, ilgili olduğu dosyaya eklenmesi olanaklı görülmüştür. 26.09.2006 günlü oturumda verilen ( 5 ) numaralı ara kararından sanık ... hakkındaki aynı Mahkemenin 2002/131 esas, 2006/227 karar sayılı dosyanın bu dosyayla birleştirildiği açıklanmasına karşın, anılan dosyanın ve birleştirme kararının dosyada bulunmadığı anlaşılmış, temyizin kapsamı da göz önüne alınarak, dosya eklendikten sonra gereken işlemlerin yapılması olanaklı görülmüştür. I. Hükümlü ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; Dairemizin 15.06.2006 tarihli kararı ile bozma kararına uyulduğu halde, belirtilen kararda "sanık ...'in ( II ) numaralı bentte belirtilen mağdur ... Yörür dışındaki diğer mağdurlara yönelik kısmından da yararlandırılmasına" dendiği halde, belirtilen yakınanlara karşı eylemler nedeniyle hüküm kurulması olanaklı görülmüştür. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın yağma ve isyan suçlarından cezalandırılmalarına ilişkin Alanya l.Ağır Ceza Mahkemesinin 27.09.2004 gün ve 2003/338-2004/213 sayılı kararına karşı, hükümlü ..., sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 15.06.2006 tarihli kararı ile sanık ...'in temyiz isteği ile ilgili olarak "yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan sanığın bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE" karar verildiği, diğer sanıklar ve savunmanlarının temyiz istekleri incelenerek isyan ve bazı yakınanlara yönelik eylemlerle ilgili kanıt yokluğundan, sanık ...'ın yakınan ...'e eylemi ile ilgili eksik soruşturma, aynı sanığın yakınan ...'e karşı eylemi ile ilgili olarak da 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması gerekçesi ile bozulmuş ve bozmadan diğer sanıklar ..., ... ve temyiz isteği süreden reddedilen sanık ...'in yakınan ... dışındaki mağdurlara yönelik kısmından yararlandırılmasına hükmedilmiştir. Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş ve 27.9.2004 tarihli karara yönelik temyiz isteği reddedilen sanık ... ve diğer sanık ...'ın yakınan ...'e karşı eylem nedeniyle 5237 sayılı TCY'nın 149/1-c maddesine göre cezalandırılmalarına hükmetmiştir. Mahkemenin bu hükmü sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve "bozmanın sirayeti" müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağrılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir. 1412 sayılı CMUK'nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişçesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Hal böyle olunca, Hükümlü ...'in 27.09.2004 tarihli hüküm temyiz edilmeden kesinleştiğinden ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.06.2009 gün ve 2006/143 esas, 2009/178 sayılı kararı ile kurulan hükmü temyiz etme olanağı bulunmadığından, hükümlü ... savunmanının bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkındaki yakınan ...'e karşı yağmadan kurulan hükmün incelenmesine gelince; Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCY'nın 149/1-c maddesine göre doğrudan ceza belirlenmesi yerine önce aynı Yasanın 148/1 .maddesine göre 6 yıl ceza belirlenip, sonra 149/1-c maddesine göre 10 yıla hükmolunması sonuca etkili, görülmemiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.