Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/4081 E. 2013/931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/4081
- Karar No
- 2013/931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Yağma, Kasten yaralama HÜKÜM : Sanık ...'ın müsnet suçlardan Beraatine, 5237 sayılı TCK.nın 148/1--62--53-63. maddeleri gereğince 5 YIL HP, 765 sayılı TCK.nın 456/1--59--647/4. maddeleri gereğince 900 YTL Adpc ... hakkında Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte, silah kullanılarak ve sanıkların iş yerinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 149/a-c-d maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde uygulama yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak, yerine “Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCK'nın 456/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 30.10.2002 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, III- Katılan vekilinin sanık ... hakkında yağma suçundan kurulan hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Sanığın, kardeşi ... ile birlikte tekstil alanında ticari faaliyette bulundukları, sanıkların, katılanın sahibi olduğu firmayla iş yapmaları nedeniyle, yaklaşık 2,5 milyar lira bedelli iki adet çek keşide ederek katılana verdikleri, katılanın söz konusu çekleri bankaya ibraz edince kısmen karşılığının bulunmadığını tespit ettiği ve şirket müdürünün daveti üzerine konuyu görüşmek için sanıkların iş yerine geldiği, iş yerinde sanık ...'ın yanında ... ve kimliği belirsiz bir kişi daha olduğu, sanık ...'ın "Bizim çekimizi nasıl yazdırırsın?" diyerek katılanın üzerine yürüdüğü, elindeki sopayla kol ve bacaklarına vurarak katılanı yere düşürdüğü, diğer iki kişinin de katılanın üzerine çıkarak, cebindeki çekleri aldıklarının anlaşılması karşısında; sanığın diğer iki kişiyle birlikte yağma suçunu işlediği sabit olduğu halde kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraat kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 22.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.