Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/3883 E. 2013/1216 K. – Yağma, Hakaret
Konu: Yağma, Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3883
- Karar No
- 2013/1216
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma, Hakaret
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5237 sayılı TCK'nın 43/3. madde ve fıkrası uyarınca, yağma suçlarında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına dair yasa normu gözönüne alındığında; sanığın yakınanlara karşı 2004 eylül ayından şikayet tarihi olan 21.04.2004 tarihine kadar geçen yaklaşık 8 aylık süre içerisinde yakınanların beyanlarına göre en az 10-15 defa tehdit ederek para almak suretiyle değişik kasıtlarla yağma eylemleri gerçekleştirdiği, tehdit yoluyla para alınan her bir yağma eyleminin ayrı ayrı suçları oluşturduğu ve öncelikle sanığın gerçekleştirdiği yağma eylemlerinin sayısının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra, sanık yararına olan yasanın buna göre belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, yapılan uygulama açıkça sanık lehine olduğundan ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “Sanığın, TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.