Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/30977 E. 2012/1515 K. – Yağma
Konu: Yağma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/30977
- Karar No
- 2012/1515
- Karar Tarihi
- Konu
- Yağma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ... savunmanı tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık ... hakkında hükmolunan cezanın süresine göre sanık savunmanı Av. ...'ın duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK’nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, I-) Sanıklar hakkında yakınanlar ... ve ... ...; sanık ... hakkında yakınanlar ... ... ve ... ...'e yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerinin temyiz incelemesinde; Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde ... ... yerine, mağdur adının ... ... olarak yanlış yazılması, yerinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II-) Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 62. maddesi uygulanırken 1 yıl 15 gün yerine, 1 yıl 25 gün hapis verilmesi suretiyle hesap hatası sonucu fazla cezaya hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı yasanın 62. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine, “Dolaylı ikrarı ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehlerine takdiri indirim nedeni olarak değerlendirildiğinden, cezasının TCK'nun 62. maddesi gereğince taktiren 1/6 oranında indirilerek sanık ...'ın 1 Yıl 15 gün Hapis cezası ile cezalandırılmasına,” cümlesinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-) Sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yakınan, 19.12.2008 havale tarihli şikayet dilekçesinde; 1 yıl kadar önce her iki sanığın ellerinde gezdirdikleri köpekle yanına gelip para ve sigara istediklerini, vermezse köpeği üzerine salacaklarını beyanla tehdit ettiklerini belirttiği, buna göre suç tarihinin 19/12/2007 olarak kabulünün gerektiği, bu tarih itibariyle sanığın 15 yaşından küçük olduğu, sanık hakkında suç tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını gösterir raporun bulunmadığı anlaşıldığından, öncelikle sanığın raporunun aldırılması ve hakkında 5237 sayılı TCK'nun 31/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.