Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/24133 E. 2011/767 K. – Yağma, Özgürlüğü

Konu: Yağma, Özgürlüğü Kısıtlama, Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/24133
Karar No
2011/767
Karar Tarihi
Konu
Yağma, Özgürlüğü Kısıtlama, Yaralama

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, özgürlüğü kısıtlama, yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-) Sanık hakkında, katılan ... ...a yönelik yağma ve özgürlüğü kısıtlama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkraları, “Hakim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. Hakim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmü içermektedir. Buna göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili karar verecek mahkemeye aittir. Bu açıklamalar ışığında, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında TCY’nın 58/6-7. maddesi gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazdan sonra bir yıl denetim süresi belirlenmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin hüküm fıkrasından “1 yıl süre ile” sözcüklerinin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-)Sanık hakkında katılan ...'a yönelik yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; 3.3.2010 tarihli iddianameyle sanık hakkında yaralama suçundan kamu davası açılmadığı, ayrıca sanığın, yağma suçunu işlemek amacıyla, katılan ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığının anlaşılması karşısında; yaralama suçundan da ayrıca hükümlülüğüne karar verilebilmesi için, katılandaki yaralanmanın, 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 87. maddesinde sayılan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden,yerinde olmayan gerekçeyle yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA,01.02.2011 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/24133, K. 2011/767, T. 01.02.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-24133-e-2011-767-k-cdaaf24df127