Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/23506 E. 2013/13098 K. – Hırsızlık,mala

Konu: Hırsızlık,mala Zarar Verme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/23506
Karar No
2013/13098
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık,mala Zarar Verme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık,mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kasıtlı suçtan önceki hükümlülükleri bulunan sanıklar ... ve ... hakkında, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Sanıkların tutuklu kaldığı sürelerin cezalarından mahsup edilirken gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesinin karar yerinde eklenmesi olanaklı görülmüştür. Sanıkların yakınana ait aracın deposunun kilit kapağını kırdıkları sırada tanık tarafından görülmeleri üzerine kaçarken polis tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında; eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, 142/1-e maddesiyle uygulama yapılması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanığın yakınana ait aracın deposunun kilit kapağını kırdığı sırada tanık tarafından görülmesi üzerine kaçarken polis tarafından yakalandığı anlaşılıp kabul edildiğine göre, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, anılan Yasanın 142/1-e maddesi ile yazılı biçimde hüküm kurulması, 2-) Sanığın tutuklu kaldığı sürelerin cezasından mahsup edilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi, 3-) Suçların niteliği, cezaların türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 4-) Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/23506, K. 2013/13098, T. 03.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-23506-e-2013-13098-k-2ac31003069f