Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/18554 E. 2013/13552 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/18554
- Karar No
- 2013/13552
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı dikkate alındığında, sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522 (pek fahiş), 80. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, hırsızlık suçunun gece sayılan zaman diliminde ve bir çok kez yakınana ait aynı işyerinin camı kırılıp içeride bulunan 2500 adet gömlek, 10 adet dikiş makinası, 1 adet televizyon, 1 adet bilgisayar kasasını alma eylemlerinin birinde, işyerinin haksız yere ele geçirdikleri yedek anahtar ile suça konu eşyayı kilitli olan kapıyı açıp, işyerinden suça konu eşyanın çıkartıldığı ve şikayetin mevcut olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/2-d, 143, 43. maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra anılan Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu ile 116/2-4, 119/1-c maddelerinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilip, mala zarar verme suçu yönünden taraflara uzlaşma önerisinde bulunarak sonucuna göre lehe yasanın tespiti; suçun 765 sayılı Yasanın 493/2-son maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Yasanın 492/1-son maddesinde öngörülen ceza miktarı üzerinden karşılaştırma yapılarak, 5237 sayılı Yasanın sanıklar yararına olduğunun kabul edilmesi; 765 ve 5237 sayılı Yasalar ayrı ayrı somut olaya uygulandığında, 5237 sayılı TCK uyarınca verilen sonuç cezanın sanıklar yararına olması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve İbrahim Yesin savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanıkların, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmalarına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanıklar hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.