Yargıtay · 6. Ceza Dairesi

Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/14522 E. 2011/48134 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2010/14522
Karar No
2011/48134
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Suç tarihinin 09.06.2003 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür. Olağan yasa yolu denetiminden olan temyiz incelemesinin yapılabilmesi için temyiz yasa yoluna başvuru hakkı olanların tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmeleri yasal bir zorunluluk olup, bu husus 5271 sayılı CYY’nın “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” şeklinde belirtilmiştir. CYY’nın 260/1. maddesinde ise yasa yollarına başvuru hakkı olanlar; “…Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar...” olarak sayılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2007 tarih ve 2005/471-2007/312 sayılı kararının sanık ...’a tebliğ edildiği halde, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı, ancak kısa kararın son bölümünde hükme karşı başvurulacak kanun yolları açıklanırken “sanıkların yokluğunda…7 gün içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere…” denildiği, hükme karşı başvuru süresinin ne zaman başlayacağı, şekli ve yönteminin açıkça belirtilmediği, Ceza Genel Kurulunun 29.05.2007 gün ve 114/113; 01.05.2007 gün ve 93/104; 20.02.2007 gün ve 46/39; 23.12.2008 gün ve 258/240 sayılı ve benzer kararlarında da ayrıntıları açıklandığı üzere, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; Hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolu, süresi, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunludur. Bunlardan birisinin veya birkaçının kararda gösterilmemiş olması ya da yanlış gösterilmesi; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CYY’nın 34/2, 40/2, 231/2, 232/6. maddelerine açıkça aykırılık oluşturup yapılan tebliği de geçersiz kılacağından hükmün kesinleşmesini önler. Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararında kanun yolunun şekli, başvuru süresinin ne zaman başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı için sanık Çetin Işık’ın iradesinin yanıltıldığı, gerekçeli kararın da bu açıklamaları içerir biçimde sanığa yeniden tebliğ edilmediği görüldüğünden, kararın kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle gerekçeli kararın temyiz hak ve yetkisi bulunanlara başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile tebliğ edilmesi, açıklamada mutlaka temyiz yasa yoluna başvurma süresinin kendilerine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağının ve başvuru yönteminin bildirilmesi gerekmektedir. Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2005/471-2007/312 sayılı kararının sanık ...'a, temyiz yasa yoluna başvuru süresinin kendisine tebligat yapılmasından itibaren başlayacağı, başvuru yöntemi, merci ve şeklini gösterir açıklamalı tebligat ile usulüne uygun olarak tebliğ edilip, buna ilişkin belge ile sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve hükmün esası hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, 12.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2010/14522, K. 2011/48134, T. 12.12.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-ceza-dairesi-2010-14522-e-2011-48134-k-d580ccc9c2b9