Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2010/13583 E. 2011/48587 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/13583
- Karar No
- 2011/48587
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, hükümlü savunmanı Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanıklar ... ve ... Doğan hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCY’nın 491/ilk-son maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 27.03.2002 tarihi ile inceleme tarihine göre geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... Doğan savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II-Hükümlü ... hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Manisa Sulh Ceza Mahkemesinin 25.12.2002 gün 2002/490-2178 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar ... ve ... savunmanları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 03.10.2005 günlü ilamında “ 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan yasanın belirlenip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulmasına ve bozmanın niteliğine göre aynı yasanın 325.maddesi gereğince sanık ...'ye de sirayetine ” denilerek bozulmasına karar verildiği ve bu Mahkemece her üç sanık hakkında görevsizlik kararı verilip, dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesinden, HÜKÜMLÜ sonra, yeniden yargılama yapılıp, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen sanık ...'de yararlandırılarak 05.06.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 25.12.2002 gün, 2002/490-2178 sayılı hükümlülük kararının adı geçen sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanıklar ... ve ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlü ... hakkındaki davanın ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 15/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.